Old world apes türkçesi Old world apes nedir
- Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfının, maymunlar (primates) takımının, gerçek maymunlar (simiae) alt takımından, burun duvarları dar, burun delikleri birbirine yakın ve aşağı doğru, 32 tane dişleri olan, yanakları keseli, sarılıcı olmayan kısa bir kuyrukları bulunan bir üst familya. eski dünya maymunları.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Dar burunlu maymunlar.
Old world apes ingilizcede ne demek, Old world apes nerede nasıl kullanılır?
Old : Önceki. Kart. Deneyimli. Eskimiş. Eski zamanlar. Eski. Köhne. İhtiyar. Büyük. İhtiyarlamak.
World : Sömürgeci devletlere, genel olarak günümüz dünyasındaki büyük güçlere karşı uluslararası düzeyde aralarında bir ölçüde dayanışma gerçekleştirmiş bulunan asya, afrika, güney amerika'nın geri kalmış devletlerinin tümü. Evren. Dünya. Yer. Ömür. Üçüncü dünya. Arz. Toplum. Yeryüzü.
Apes : Taklit etmek. Taklitçi kimse. Öykünmek. Taklidini yapmak. Maymun. Taklitçi.
Old world : İnsanın en eski çağlardan beri tanıdığı, üzerinde yaşayıp uygarlıklar kurduğu asya, avrupa ve afrika'ya verilen ad. Eski dünya (avrupa, asya ve avrupa). Modası geçmiş. Asya ve afrika. Avrupa. Eski dünya. Eskidünya.
Old world flycatchers : Sinekkapangiller. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımından, boyları küçük, gagaları kısa, yarık ve dibinde kıllar bulunan, kuyrukları dört köşeli, 2700 kadar türü olan, benekli sinekkapan (muscicapa striata), küçük sinekkapan (ficedula parsa), kara sinekkapan (f.hypoleuca) türleri iyi bilinen bir familya.
Old world vultures : Akbabagiller. Kuşlar (aves) sınıfının, kartallar (falconiformes) takımının, gündüz yırtıcıları (accipitres) alt takımından, kanatları geniş ve büyük, baş ve boyunları az çok çıplak, genellikle leş yiyen bir familyası. rahip akbaba (vulturmonachus), leş akbabası (neophron percnopterus) kızıl akbaba (gyps fulveus) türleri iyi bilinir.
Old world water shrews : Su neomisi. Böcekçiller (ınsectivora) takımının, soreksgiller (soricidae) familyasından, 7 cm kadar uzunlukta, 5 cm kadar kuyruğu olan, sırtı kahverengi, karnı beyaz, balık yumurtaları ile beslenen, avrupa ve kuzey asya'da yaşayan bir tür.
The old world : Eski dünya. Afrika asya ve avrupa.
Old world hookworm : Avrupa kancalı kurdu. Avrupada insan ve hayvanların ince bağırsaklarında parazitlenen en yaygın kancalı kurt türü, uncinaria duodenalis, ancylostoma duodenale.
Old world rats and mice : Sıçangiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, kemiriciler (rodentia) takımının, yalın dişligiller (simplicidentata) alt takımından, sıçanımsılar (myomorpha) bölümünden, kara ve su hayatına uyum gösteren, hem besin maddeleri hem de ev eşyaları için çok zararlı, hastalık taşıyan, çok çabuk üreyen türleri olan bir familya.
İngilizce Old world apes Türkçe anlamı, Old world apes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Old world apes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Borudişli. Yer domuzu.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Old world apes synonyms : aardvarks, abiotic environment, abo blood groups system, abramis zone, acacia, abacus bodies.

Bu kısımda Old world apes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Old world apes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Old world apes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Old world apes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.