Czechs türkçesi Czechs nedir

Czechs ingilizcede ne demek, Czechs nerede nasıl kullanılır?

Czech daylight time : Çek yaz saati.

Czech language : Çekçe.

Czech republic : Orta avrupa'da bir ülke (eski adı czechoslovakia {çekoslovakya'dır}). Çek cumhuriyeti.

Czech standard time : Çek standart saati.

The czech republic : Çek cumhuriyeti.

Czechia : Orta avrupa'da bir ülke (eski adı czechoslovakia {çekoslovakya'dır}). Çek cumhuriyeti.

Czekh : Çek cumhuriyetli. Çek. Çekoslovak. Eski bir ülke olan çekoslovakyalı.

Czechoslavakian : Çekoslovak.

Czerny lembert suture : Czerny-lembert dikişi. Mide, bağırsak ve döl yatağının mukoza katından geçirilmeden sero-müsküler geçirilip (iplik ucu yara dudağının kesit yüzü içinden geçirilir) daha sonra bir öncekinin üzerine yara dudaklarına dikey olacak biçimde sero-müsküler tabakadan geçecek tarzda uygulanan dikiş.

Czechoslovaks : Çekoslovak. Çekoslovakya yerlisi veya burada yaşayan. Çek. Çekoslovakyalı.

İngilizce Czechs Türkçe anlamı, Czechs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Czechs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bill of exchange : Bir alacaklının borçlusuna hitap ederek borcunu ödemesi için yazı ile gönderdiği ödeme emri. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Poliçe. Tahvil. Ödek. Poliçe kambiyo senedi. Kambiyo senedi. Bir kişinin başka bir kişi üzerindeki alacağını belirli bir süre sonunda bir üçüncü kişiye ya da göstereceği bir başka kişiye ödemesi için borçlusuna gönderdiği tecimsel belgit. Ticaret senedi.

 

Slavonic language : Slav dili.

Slavic language : Slav dili.

Cheque : Fiş. Bir kişinin, bir banka ya da başkası üzerinde bulunan alacağının tümünü ya da belirli bir çek karnesi bölümünü diğer bir kişiye ödetmek amacıyla düzenlediği belge, ödeme buyruğu. Adisyon. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Herhangi bir kredi kurumunda hesabı bulunan bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka tarafından ödenen değerli kağıt. Hesap. Hesap (lokanta veya bar veya gece kulübünde yenilip içilen şeyler için). Çek yazmak. Makbuz.

Acquittance : İbraname. İbra senedi. Ödeme belgesi. Makbuz. İbra. Tediye belgesi. Borcunu ödeme. Ödenme. İbra belgesi.

Czechoslovakians : Çekoslavak. Eski bir ülke olan çekoslovakya yerlisi veya burada yaşayan kimse. Çekoslovak çekoslovak. Çekoslovak.

Czechoslovakian : Çekoslavak. Çekoslovak. Eski bir ülke olan çekoslovakya yerlisi veya burada yaşayan kimse. Çekoslovak çekoslovak.

Check : Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim. Bir kişinin, bir banka ya da başkası üzerinde bulunan alacağının tümünü ya da belirli bir çek karnesi bölümünü diğer bir kişiye ödetmek amacıyla düzenlediği belge, ödeme buyruğu. Tutmak. Karşılaştırmak. Bagaja vermek (bavulu). Kontrolden geçirmek (birini veya bir şeyi). Belirtim. Çek keşide etmek. Gözden geçirmek.

 

Czechoslovak : Çekoslovakya yerlisi veya burada yaşayan. Çekoslovak.

Infirmary : Hastane. Revir.

Czechs synonyms : czekh, slavic, hospital, foundling hospital, slavonic, czech language, czechoslovaks, cheques, czech.

Czechs ingilizce tanımı, definition of Czechs

Czechs kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The most westerly branch of the great Slavic family of nations, numbering now more than 6,000,000, and found principally in Bohemia and Moravia.