Daban nedir, Daban ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Esas, asıl, taban.

Döşeme.

Üç dört santimetreden kalın tahta, kalas, döşemelik tahta.

Değirmen taşının altına konulan kiriş.

Bir yerin, yamaçtaki tarlanın alt kısmı, eteği.

Zemin kat.

Tütün denklerinin en alt kısmı.

Sürgü, tırmık.

Taşsız, düz ve verimli toprak, tarla.

Killi topraklı arazi.

Ayağın altı, taban.

Ayak ve elin bileğe yakın etli kısmı.

Adım.

Fahişe.

İyi cins kılıç demiri.

Taban, aya.

Eski türkçe taban: taban; aya.

Daban anlamı, kısaca tanımı

Daba : Toprak damların kenarına konulan eğri, köşeli ağaç. Arapça kökenli debbâğ: Deri terbiye eden kimse, ham deriyi işleyen

Bas dabanı : Çekil, yürü, git.

Daban ağacı : Üç dört santimetreden kalın tahta, kalas, döşemelik tahta.

Daban çuvalı : Küçük çizgi ve çiçeklerle süslü dokuma çuval.

Daban dabana olmak : Aksi cevap vermek, ters konuşmak.

Daban dazıtmak : Koşmak, seğirtmek.

Daban diremek : Direnmek, inat etmek.

Daban döğmek : Direnmek, inat etmek.

Daban döşemek : Yürüyerek gitmek, fazla yürümek.

Daban etmek : Acele etmek, çabuk yürümek. Cüret etmek, cesaret etmek.

Daban halısı : Yere serilen büyük halı.

Daban inciri : Kuru incir.

Daban işi : Bir çeşit yuvarlak pide.

Daban kesen : Yalınayak.

Daban tahdası : Üç dört santimetreden kalın tahta, kalas, döşemelik tahta.

 

Daban tahtası : Üç dört santimetreden kalın tahta, kalas, döşemelik tahta. Değirmen taşının altına konulan kiriş. [Bakınız: daban].

Daban tarla : Bir yerin, yamaçtaki tarlanın alt kısmı, eteği. Taşsız, düz ve verimli toprak, tarla.

Daban yıkmak : Bir kimseyi sırt üstü yıkmak ve tabanlarına değnekle vurmak.

Dabanbağı : Sulanması olanağı varken susuz bırakılan bağ. (Kursarı Yalvaç Isparta).

Dabanca : Tabanca. Etrafı hasırla örtülü cam fıçı. Çinicilikte fırındaki, malları düz ünce ve üstüste yığmak için kullanılan destek. Tabanca (silah).

Dabancık : Ayakkabı.

Dabança : Tabanca.

Dabançe : Tabanca.

Dabandarı : Zamanla ortası çukurlaşmış toprak yol.

Dabandemiri : Hazırlanan ayakkabı ile terliği kalıblarına geçirmeğe yarayan bir ayakkabı aracı. (Tokat).

Dabandoru : Yayan, yürüyerek.

Dabandoruya : Yayan, yürüyerek.

Dabanı düz : Düztaban, uğursuz.

Dabanlamak : Bağ çubuklarının uçlarını sivrilterek toprağa gömmek. Acemice, şaşkın şaşkın iş yapmak. Bir eşya ya da hayvan satılırken ilk söylenen fiyatta direnmek. Yürümek. Geniş adımla yürümek. Bastığı yeri bilmeden uluorta yürümek. Ayakla çiğnemek. Kuvvetli olarak itmek, sıkıştırmak.

Dabanlı : Cesaretli. Dibi olan.

Dabanmısırdanı : Bakır eşya yapılırken tabanları pekiştirmek için kullanılan araç. (Maraş).

Dabannamak : Kovalamak: Babam beni dövmek için çok dabannadı ama tutamadı.

Dabannarı : Tabanları anlamında kullanılır: Burası sana yaramaz dabannarı yağla.

Dabansız : Korkak, çekingen, cesaretsiz. Beceriksiz, gayretsiz. İradesiz. Sebatsız, bir yerde durmayan.

Dabansura : El yıkamada kullanılan leğen.

Diğer dillerde Da direnci anlamı nedir?

İngilizce'de Da direnci ne demek ? : dc resistance