Dancer türkçesi Dancer nedir
- Rakkase.
- Dansçı.
- Dans sanatçısı.
- Dansör.
- Çengi.
- Dans eden kimse.
- Danseden kimse.
- Dans eden.
- Rakkas.
- Köçek.
- Dansöz.
- Dansçı kız.
Dancer ile ilgili cümleler
English: Ali is the best dancer in the group and he knows it.
Turkish: Ali gruptaki en iyi dansçıdır ve o bunu biliyor.
English: Ali became a dancer even though his parents didn't want him to.
Turkish: Ali onun ebeveynlerinin istememesine rağmen bir dansçı oldu.
English: Ali is a dancer.
Turkish: Ali bir dansçı.
English: You're a better dancer than Tom.
Turkish: Sen Tom'dan daha iyi bir dansçısın.
English: Ali is the best dancer I've ever seen.
Turkish: Ali şimdiye kadar gördüğüm en iyi dansçı.
Dancer ingilizcede ne demek, Dancer nerede nasıl kullanılır?
Ballet dancer : Balerin. Balet.
Ballet dancer : Balerin. Bale dansçısı. Erkek bale dansçısı. Balede dans eden erkek sanatçı. Ballette dans eden sanatçı. Balet. Bale oyuncusu. Balet dansçısı. Dansör.
Belly dancer : Dansöz. Rakkase. Oryantal dansöz.
Character dancer : Karakter dansçısı. Kendine özgü nitelikleri olan bir karakteri yansıtan dansı yapan sanatçı.
Chief dancer : Başrolde dans eden erkek sanatçı. Baş erkek dansçı.
Disguised dancer : Olması gerekenden başka bir kılıkta sahneye çıkan dansçı. Giysili kadın dansçı.
Classical dancer : Klasik dansçı. Klasik kurallara uygun olarak dans eden sanatçı.
Wire dancer : İp cambazı.
Rope dancer : İp üzerinde dans hareketleri yapan cambaz. İp dansçısı. İp cambazı.
Clapping dancer : El çırpan dansçı. El çırparak dans eden sanatçı. özellikle ispanyol danslarında ve güney amerika danslarında olduğu gibi.
İngilizce Dancer Türkçe anlamı, Dancer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dancer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Danseuses : Kadın dansçı (fransızca).
Hopperings : Sıçrayan şey. Çamur ve çöp mavnası. Doldurma hunisi. Hoper. Hoplayıp zıplayan kimse. Bunker. Besleme hunisi. Tahıl ambarı. Besleme gözü.
Hoofer : Revü kızı.
Individual : Özgün. Birey. Başlıbaşına. Tek kişilik. Birbirinden ayrı. Fert. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Zat. Kişi. İnsan.
Stepper : Fotoğraf büyütecine benzeyen entegre devre üretiminde kullanılan bir cihaz. Tekleyerek çalışan motor. Profesyonel dansçı.
Dancing master : Dans hocası. Dans öğretmeni.
Mortal : Çok büyük. Amansız. Öldürücü. İnsanlık. İnsan. İnsanoğlu. Ölümle ilgili. Mortal. Ölümlü.
Pendulums : Sarkaçlı. Pandül. Sürekli değişen şey. Sarkaç. Saat sarkacı.
Pendulum : Pandül. Düşey doğrultunun iki yanında salınacak biçimde asılmış salınabilen nesne. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Sürekli değişen şey. Düzgün salınım yapan, bir noktasından asılmış bir ağırlık. düzgün olarak gidip gelme devimi yapabilen herhangi bir düzen; saat içindeki ince, sarmal yay gibi. Sarkaçlı. Saat sarkacı. Sarkaç.
Danseuse : Kadın dansçı (fransızca).
Dancer synonyms : clog dancer, performing artist, ballet mistress, nautch girl, social dancer, professional dancer, dancing partner, exotic belly dancer, exotic dancer, ballet dancer, chorus girl, terper, somebody, waltzer, soul, someone, hoofers, taxi dancer, belly dancer, terpsichorean, folk dancer, tap dancer, friskers, tapper, artiste, hopper, ballet master, hoppers, show girl, tensor, person, raver, showgirl.
Dancer ingilizce tanımı, definition of Dancer
Dancer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who dances or who practices dancing.

Bu kısımda Dancer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dancer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dancer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dancer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.