Dawned türkçesi Dawned nedir

Dawned ile ilgili cümleler

English: It gradually dawned on me that I had taken the wrong train.
Turkish: Yanlış trene bindiğimi yavaş yavaş anladım.

English: The meaning dawned upon me at last.
Turkish: Anlam sonunda kafama dank etti.

English: Something's dawned on me.
Turkish: Bir şey bana dank etti.

Dawned ingilizcede ne demek, Dawned nerede nasıl kullanılır?

The idea dawned on me : Bana malum oldu. - diye düşündüm. Bende bir fikir belirdi. Sanırım -.

Dawn broke : Güneş doğmaya başladı. Tan yeri ağardı. Gün ağardı.

Dawn on : Sezilmek. Anlamak. Anlaşılmak. Dank etmek. Kavramak.

Dawn on someone : Aklına gelmek. Birinin aklına geldi (örneğin, düşünce, fikir, anlama). Kafasına dank etmek.

At dawn : Gün ağarırken. Şafak vakti.

Till dawn : Şafağa kadar. Gece boyunca. Sabahın erken saatlerine kadar.

At the crack of dawn : Gündoğumu sırasında. Karga bokunu yemeden. Sabahın ilk ışığında. Sabahın köründe. Gün ağarırken. Tan vakti. Sabah sabah. Şafak sökümünde.

Dawns : Şafak sökmek. Gün ağarmak. Belirmek. Aydınlanmak.

Dawning : Ağarma. Seher vakti.

At the break of dawn : Şafak sökümünde. Sabahın köründe. Şafakta.

İngilizce Dawned Türkçe anlamı, Dawned eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Dawned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clarify : Aydınlatmak. Açıklık getirmek. Açıklamak. Anlaşılır olmak. Arıtmak. Açıklanmak.

Clear up : Açıklamak. Halletmek. Çözülmek. Temizlemek. Bilgi vermek. Düzelmek. Çözümlemek. Aydınlatmak. Açmak.

Appear : Görünmek. Gelmek. Arz-ı endam etmek. Gibi görünmek. Bulunmak. Gözükmek. Boy göstermek. Varmak. Gibi gelmek. Ortaya çıkmak.

Be enlightened : Feyiz almak. Aydınlatılmak.

Sunup : Gündoğumu. Güneş doğduğu zaman. Güneşin doğuşu.

Clarifying : Açıklamak. Arıtmak. Süzmek. Berraklaştırmak. Arınmak. Durulmak. Berraklaşmak. Temizleme. Berraklaştırma. Durultma.

Spring : İlkbahar. Genellikle kireçtaşı ve alçı taşı gibi kayaçların yaygın olduğu yörelerde görülen az çok tuzlu, içilmeye elverişli olmayan kaynaklar, bk. acı su. Sıçrama. Ekseni çevresinde döndürülüp sıkıştırıldıktan sonra eski durumuna gelirken bir iş, bir devinim sağlayan çelik yay. Esnek. Coğrafya, gitar, uzay, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Tuzlu su kaynağı. Hareketli köprüye sahip gitarlarda, esnekliğiyle köprünün iki yönlü hareket ettirilmesini sağlamak amacıyla köprü yuvası içerisine yerleştirilen ve sayısı köprü sertliği ile doğru orantılı, bir ucu pençeye diğeri bloğa tutturulmuş metal nesne. Mart, nisan ve mayıs aylarını içine alan zaman aralığı (kuzey yarımküre için). gökbilimde 21 mart ile 22 haziran arası. Yeraltı sularının kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yer.

Cutthroats : Kıran kırana. Katil. Cani. Tefeci. Kıyasıya. Zalim. Acımasız. İnsafsız. Amansız.

 

Become apparent : Belirgin hale gelmek. Önemi açığa çıkmak. Belirmeye başlamak. Netleşmek. Görünürlük kazanmak.

Daybreak : Ağarma. Kabul etmek. Tanyeri. Tan. Tan vakti. Şafak. Seher.

Dawned synonyms : break of the day, sunrise, egress, cockcrow, become visible, cutthroat, brighten, dawn, egresses, come out, clearing up, dayspring, brightening, become clear, appeared, emerge, evidence, dawning, dawns, time of day, break of day, brightens, brighten up, clarified, aurora, people, hour, appears, brightened, be in evidence, first light, brightening up, morning.

Dawned zıt anlamlı kelimeler, Dawned kelime anlamı

Sunset : Gün batması. Güneşin batışı. Güneş batışı. Akşam. Son. Çöküş. Günbatımı. Güneş batması. Güneş battığı zaman.

Blessed : Mübarek. Kutsal. Huzurlu. Kutlu. Mutlu. Mutluluk veren. Allah'ın. Bereketli. Kutsanmış.