At dawn türkçesi At dawn nedir

  • Gün ağarırken.
  • Şafak vakti.

At dawn ile ilgili cümleler

English: I was woken up suddenly at dawn.
Turkish: Şafakta aniden uyandırıldım.

English: The enemy attack ceased at dawn.
Turkish: Düşman saldırısı şafakta sona erdi.

English: He came at dawn.
Turkish: O, şafakta geldi.

English: Ali doesn't mind getting up at dawn.
Turkish: Ali şafakta kalkmayı umursamaz.

English: The accident occurred at dawn.
Turkish: Kaza şafakta oldu.

At dawn ingilizcede ne demek, At dawn nerede nasıl kullanılır?

At : Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Ya. Üzerinde. Üzere. Bir hareketin hedefini gösterir. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. E. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Ye. Hatta.

Dawn : Aydınlanmak. Şafak. Şafak sökmek. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Doğmak. Gün ağarmak. Gün doğmak. Güneş doğmadan önce başlayan ve süresi eşlekten eksenucu çemberine doğru giderek artan yarı aydınlık durum, bk. alacakaranlık. Gün doğmadan bir süre önce ortalığın aydınlanması. Tan ağarmak.

At a bargain price : Düşük fiyata. İndirimli özel fiyat. İndirimde.

At a blow : Birden. Aniden.

At a bound : Bir hamlede.

At a crossroads : Kavşakta.

At a clip : Hızla.

İngilizce At dawn Türkçe anlamı, At dawn eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak At dawn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

At the crack of dawn : Gündoğumu sırasında. Sabahın ilk ışığında. Sabahın köründe. Karga bokunu yemeden. Tan vakti. Sabah sabah. Şafak sökümünde.

Early in the morning : Sabah erkenden. Sabah erken. Sabahın köründe. Sabah sabah.

The small hours : Sabahın ilk ışıkları. Sabaha karşı. Sabahın ilk saatleri. Sabahın körü. Gece yarısından sonraki ilk saatler. Gece yarısından sonraki üç dört sögen. Gece geç saatler.

Break : Kırmak. Yenmek. Yakın dövüşü bırakmak. Fırlamak. Değişiklik. Mahvetmek. Kontrol etmek. Fırsat. Kırılmak. Çiğnemek.