The small hours türkçesi The small hours nedir

  • Gece yarısından sonraki ilk saatler.
  • Şafak vakti.
  • Gece geç saatler.
  • [#sabah Sabahın körü].
  • Sabahın ilk ışıkları.
  • Sabahın ilk saatleri.
  • Gece yarısından sonraki üç dört sögen.
  • Sabaha karşı.

The small hours ingilizcede ne demek, The small hours nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Small : Önemsiz. Ufacık. Hafif. Mini. Mütevazi. Küçücük. Küçük küçük. Küçük. Sıradan. Alçak.

Hours : Mesai saatleri. Saatte bir doğrula. Saatler. Saat.

In the small hours : Gece yarısından sonra. Sabaha karşı.

The small of the back : Sırtın en dar kısmı. Boş böğür. Sırtın bel kısmı.

The smallest : Çok küçük. En küçük.

Small hours : Gece yarısından sonraki saatler. Gece yarısını izleyen ilk birkaç saat. Gece yarısından sonraki üç dört saat. Geceyarısından sonraki saatler. Sabahın çok erken sögenleri. Gecenin geç saatleri.

İngilizce The small hours Türkçe anlamı, The small hours eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The small hours ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

At dawn : Gün ağarırken.

The wee hours : Sabahın erken saatleri. Çok erken sögenler. Erken saatler. Gece yarısından sonraki zaman.

Early in the morning : Gün ağarırken. Sabahın köründe. Sabah sabah. Sabah erken. Sabah erkenden.

Cockcrow : Şafak. Sabah. Sabahın ilk sögenleri. Horozların ötme vakti. Horoz ötüşü.

Towards morning : Sabaha doğru.

In the small hours : Gece yarısından sonra.

Break : Bitmek. Kopmak. Teneffüs. Kırılmak. Ani değişim. Mahvetmek. İhlal etmek. Fırsat. Kesmek. Kaçmak.

Cockcrows : Şafak. Sabah. Horoz ötüşü. Horozların ötme vakti.

The small hours synonyms : flush of dawn.