Deanship türkçesi Deanship nedir

  • Dekan konumu (üniversitede belirli fakülte başkanı).
  • Dekanlık.

Deanship ingilizcede ne demek, Deanship nerede nasıl kullanılır?

Deanships : Dekan konumu (üniversitede belirli fakülte başkanı). Dekanlık.

Deans : Başkan. Dekanlar. Dekan. En kıdemli üye.

Antipodeans : Tam tersi. Taban tabana zıddı. Tam zıt tarafta olan.

Deputy dean : Dekan vekili. Dekan yardımcısı. Yardımcı dekan.

Faculty dean : Fakülte dekanı. Bilimyurdu dekanı.

Dean : En kıdemli üye. Başkan. Katedralin başrahibi. Dekan. Fakültede eğitim öğretim etkinliklerinin düzenle yürümesinden başlıca sorumlu olan yönetici; fakülte başkanı. Papaz meclisi başı. Baş papaz.

Antipodean : Tam tersi. Taban tabana zıddı. Tam zıt tarafta olan.

Andean pact : Andean antlaşması. Andean paktı. Andean grubu ülkeler arasında gümrük birliği oluşturmak amacıyla 1969 yılında yapılan, cartagena anlaşması olarak da anılan antlaşma.

Deanery : Başrahibin evi. Dekanlık. Dekanın yeri.

Deaning : En kıdemli üye. Papaz meclisi başı. Katedralin başrahibi. Dekan. Baş papaz. Başkan.

İngilizce Deanship Türkçe anlamı, Deanship eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deanship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Office : Kiler. Ticarethane. İma. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Kalem. Büro. Devlet dairesi. Görev. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Dini tören.

 

Berth : Rıhtıma yanaşmak. Yatacak yer bulmak. Gemici ranzası. Yatak yer vermek. Açıklık. Görev. Rıhtıma bağlamak. Limana girmek. Palamarla bağlamak. Demir yeri.

Billet : Konak yeri. Ödev. Yerleştirmek. Kütük. Pusula. Baraka. Vazife. Konaklama yeri. Kışla. Konaklatmak.

Diaconate : Şemmaslık. Diyakozluk. Dekanlar heyeti. Diyakozlar heyeti.

Deaconship : Diyakoz veya kadın diyakoz papazlığı. Diyakoz veya yardımcı kadın diyakoz görevi. Diyakozluk.

Situation : Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir. Hal. Şartlar. İş. Yağday. Görev. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Konum. Vazife.

Post : Posta ile göndermek. İlan yapıştırmak. Bilgi vermek. Bildirmek. Sonra. Makam. Sonraki. Sonrası. Vazifelendirmek. Direk.

Deaneries : Başrahibin evi. Dekanın yeri.

Deanery : Başrahibin evi. Dekanın yeri.

Position : Durmak (bir yerde). Görev. Rütbe. Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Konumlanmak. Görüş. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Statü. Hal. Koymak.

Deanship synonyms : spot, place, deanships.

Deanship ingilizce tanımı, definition of Deanship

Deanship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The office of a dean.