Deanery türkçesi Deanery nedir

Deanery ingilizcede ne demek, Deanery nerede nasıl kullanılır?

Deaneries : Dekanlık. Dekanın yeri. Başrahibin evi.

Deputy dean : Yardımcı dekan. Dekan yardımcısı. Dekan vekili.

Faculty dean : Fakülte dekanı. Bilimyurdu dekanı.

Dean : Başkan. Dekan. Fakültede eğitim öğretim etkinliklerinin düzenle yürümesinden başlıca sorumlu olan yönetici; fakülte başkanı. Papaz meclisi başı. Katedralin başrahibi. En kıdemli üye. Baş papaz.

Deaning : Dekan. Katedralin başrahibi. Baş papaz. Papaz meclisi başı. Başkan. En kıdemli üye.

Deanships : Dekan konumu (üniversitede belirli fakülte başkanı). Dekanlık.

Deans : Dekan. Başkan. En kıdemli üye. Dekanlar.

Andean group : Ekvator. Kolombiya. Peru ve venezuela arasında kurulan ve ekonomik ortak pazar. Andean grubu. Bolivya. And ülkeleri grubu. Lafta’nın gösterdiği yavaş ilerleme karşısında iktisadi birleşme veya işbirliği konusunda daha etkin girişimde bulunmak amacıyla 1969 yılında bolivya, kolombiya, ekvator, peru ve şili’den oluşan grup. bu gruba 1973 yılında venezüella katılmış, 1976 yılında ise şili çekilmiştir.

Archimedean : Arşimet'e ait veya onun tarafından geliştirilen (yunan matematikçi). Arşimet ile ilgili. Arşimet'e ait.

Andean : And dağları ile ilgili. Mö 100 ila ms 1783 arasında eski peru'da hüküm sürmüş aztek medeniyeti. Güney amerika'nın and dağları ve onunla ilgili olan. And dağlarına ilişkin. And medeniyeti.

 

İngilizce Deanery Türkçe anlamı, Deanery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deanery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Office : Makam. Görev. Memuriyet. Sorumluluk. Atölye. Ajans. Bölüm (orun). Ambar. Kiler. Dini tören.

Berth : Gemici ranzası. Palamarla bağlamak. Görev. Açıklık. Yatak. Rıhtıma bağlamak. Yatak yer vermek. Yatacak yer bulmak. Demir yeri. Limana girmek.

Deanships : Dekan konumu (üniversitede belirli fakülte başkanı).

Billet : Vazife. Yerleştirmek. Pusula. Konaklatmak (askeri terim). Ödev. Konaklatmak. Konak yeri. Konaklama yeri. Not. Kütük.

Situation : Mevki. Şartlar. Konum. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. İş. Vazife. Halet. Görev. Hal. Durum.

Residence : Oturum. Oturma. Konut. Konak. İkamet. Rezidans. Ev. Sükna. Mesken. İşyerinde yatıp kalkma.

Diaconate : Diyakozlar heyeti. Şemmaslık. Dekanlar heyeti. Diyakozluk.

Spot : Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Saçmak. Işıldak. Kısa tanıtı. Yerini saptamak. Benek. Yerine koymak. Nokta yapmak. Tanımak. Yerleştirmek.

Position : Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sav. Mevki. Statü. Yerini belirlemek. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Konum. Pozisyon.

 

Place : Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Hane. Anımsamak. Mevki. İş. Ev. Koymak. Makam. Basamak. Statü.

Deanery synonyms : deanship, deaneries, post, deaconship.

Deanery ingilizce tanımı, definition of Deanery

Deanery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The office or the revenue of a dean.