Dean türkçesi Dean nedir
- Katedralin başrahibi.
- Papaz meclisi başı.
- Başkan.
- Fakültede eğitim öğretim etkinliklerinin düzenle yürümesinden başlıca sorumlu olan yönetici; fakülte başkanı.
- Eğitim alanında kullanılır.
- En kıdemli üye.
- Baş papaz.
- Dekan.
Dean ile ilgili cümleler
English: Dean can really put away the food.
Turkish: Dean, yemeği gerçekten bir kenara bıraktı.
English: That young actor is a James Dean.
Turkish: O genç aktör James Dean adında biri.
Dean ingilizcede ne demek, Dean nerede nasıl kullanılır?
Deputy dean : Dekan yardımcısı. Yardımcı dekan. Dekan vekili.
Faculty dean : Bilimyurdu dekanı. Fakülte dekanı.
Deaneries : Başrahibin evi. Dekanın yeri. Dekanlık.
Deanery : Dekanlık. Dekanın yeri. Başrahibin evi.
Deaning : Dekan. Papaz meclisi başı. Baş papaz. Katedralin başrahibi. Başkan. En kıdemli üye.
Antipodean : Tam zıt tarafta olan. Tam tersi. Taban tabana zıddı.
Andean : Güney amerika'nın and dağları ve onunla ilgili olan. And dağlarına ilişkin. Mö 100 ila ms 1783 arasında eski peru'da hüküm sürmüş aztek medeniyeti. And medeniyeti. And dağları ile ilgili.
Deanship : Dekan konumu (üniversitede belirli fakülte başkanı). Dekanlık.
Deans : Dekan. Dekanlar. Başkan. En kıdemli üye.
Deanships : Dekanlık. Dekan konumu (üniversitede belirli fakülte başkanı).
İngilizce Dean Türkçe anlamı, Dean eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dean ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri. Başarı testi.
Abstract reasoning : Soyut usavurma. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme.
Doyen : Üst rütbeli subay. Grubun en kıdemli üyesi. Grubun en yaşlı üyesi. Duayen (erkekler için). Duayen. Türkümün en yaşlı üyesi. Eski efendi.
Hierarchs : Başpapaz. Başpiskopos. Baş piskopos.
Chieftain : Aşiret reisi. Klan şefi. Lider. Çete reisi. Kafile başkanı. Başbuğ. Kabile reisi. Şef. Reis.
Academic year : İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Öğretim yılı. Ders yılı. Akademik yıl. Eğitim öğretim yılı.
Chairmen : Kürsü başkanı. Genel başkan. Toplantı başkanı. Tahtırevan taşıyıcısı. Yönetici. Başkan (yönetim kurulu). Tekerlekli sandalye sürücüsü. Reis.
A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi. Önsel bilgi.
Dean synonyms : academic administrator, chairpersons, deaning, abnormal child, archpriest, chief executive officer, abstract intelligence, achromatopsia, ethnarch, deans, accustoming, chairmans, active school, chair person, achievement age, academy of economic and commercial sciences, provosts, chief, ability group, academic preparation, foreman, provost, doyens, chairperson, abulia, chief executive, chieftains, chairman, cardinal, decane, academy, academic intelligence, hierarch.
Dean ingilizce tanımı, definition of Dean
Dean kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., an ecclesiastical dignitary, subordinate to a bishop. A dignitary or presiding officer in certain ecclesiastical and lay bodies.

Bu kısımda Dean kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dean ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dean anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dean ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.