Decrepitude türkçesi Decrepitude nedir

Decrepitude ingilizcede ne demek, Decrepitude nerede nasıl kullanılır?

Decrepit : Dermansız. Zayıf düşmüş. Eski. Yıpranmış. Bir ayağı çukurda. Zayıf. Eli ayağı tutmaz (argo terim). Eli ayağı tutmaz. Eskimiş. Moruk.

Decrepitate : Çatır çatır kavurmak. Ateşte çatırdatmak. Ateşe maruz bırakıldığı zaman çatırdamak.

Decrepitation : Tuz gibi maddelere yapılan kavurma işlemi. Parçalanma. İçindeki suyun genişlemesi nedeniyle ısıtılan kristallerin kırılması. Kristal çatlaması. Isınma nedeniyle çatlama veya dağılma.

Decrepitly : Eskimiş halde. Kırılgan bir şekilde. Çökmüş bir şekilde. Zayıfça. Kuvvetsizce. Zayıf düşmüş bir şekilde.

İngilizce Decrepitude Türkçe anlamı, Decrepitude eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Decrepitude ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Devotion : Özveri. Bağlılık. Takva. Teslimiyet. Sadakat. Duygusal bağlılık. Aşıklık. Dua. Fedakarlık.

Anno domini : Miladı sene. Miladi tarih başlangıcından bu yana sayılan yıllara göre belirtilen tarih. Ms. M.s. Miladi senede. Milattan sonra.

Attachment : Muhabbet. Aksesuar. Tutkunluk. Alıkoyma. Parça. İliştirme. Virüs çoğalma döngüsünün ilk adımı, virüsün hedef hücreye tutunduğu aşama. Bilgisayar, hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sevgi. Haciz.

 

Anergy : Hücresel bağışıklığın olmaması, antijene yanıt yeteneğinin geri dönüşümlü olarak kaybolması, anerji. Anerji. Özgül immünolojik tolerans. Antijene karşı bağışıklığı eksikliği. Enerji eksikliği. Antijene cevap yeteneğinin geri dönüşlü olarak kaybolması.

Mustiness : Küflülük. Eskilik.

Ancientness : Eskilik. İlkellik. Eski zamanda yaşamışlık. Antikalık. Eski zamandan kalmışlık.

Asthenia : Kuvvetsizlik. Halsizlik. Asteni. Güç yitimi. Kuvvetsiz. Düşkünlük, kuvvet, dermansızlık, beden zafiyeti ve enerjinin kaybedilmesi. Bitkinlik.

Incurability : Çaresizlik. Çaresi olmama. Tedavi edilemezlik. Devasızlık. Şifa bulmazlık.

Fustiness : Demodelik. Kokmuşluk. Modası geçmişlik.

Fanaticism : Bir görüş, kanı ya da tutumun tartışma ve eleştirilere kapalı tutulması ya da en aşırı biçimiyle benimsenmesi durumu, bk. hoşgörü. Fanatizm. Yobazlık. Bağnazlık. Tutuculuk. Fanatiklik. Taassup.

Decrepitude synonyms : depression, incurableness, senility, deterioration, droopiness, atony, adversity, year, infirmity, impairment, languor, lassitude, senilities, old age, dilapidation, craze, exhaustion, being broken down, addictions, dotages, dotage, languors, affection, debility, fust, cacoethes, infirmities, senescence, fixation, debilities, wornness, atonies, oldness.

Decrepitude ingilizce tanımı, definition of Decrepitude

Decrepitude kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The broken state produced by decay and the infirmities of age. Infirm old age.