Decubital türkçesi Decubital nedir
- Dekübital.
- Uzanan.
- Yatan.
- Dekübitus ülseri ile ilgili.
- Yatak yarası ile ilgili.
Decubital ingilizcede ne demek, Decubital nerede nasıl kullanılır?
Decubital ulcer : Dekübitus ülseri. Vücudun yerel bir bölgesine uygulanan basınç sonucu oluşan kan dolaşımı bozukluğuna bağlı yerel derin lezyon. leğen kemiği ve kürek kemiği gibi kemik çıkıntılarının bulunduğu bölgelerde biçimlenir, basınç yarası, basınç ülseri.
Decubitus : Yatay pozisyon. Sırtüstü yatar durum. Dekübitus. Dekübitus ülseri. Uzun süre yerde yatan hayvanların zeminle temasta olan kısımlarında basınç sonucu oluşan yerel doku ölümü ve yaralanma. yere boylu boyunca uzanma. yatar durumda olan. Yatay konum. Yatak yarası.
Decubitus sore : Dekübitus ülseri.
Decubitus ulcer : Dekibüt ülser. Dekübitus ülseri. Yatak ülseri. Dekübitus ülserleri. Vücut kısımlarına verilen uzun süreli basınç nedeniyle oluşan yaralar (genellikle yatalak veya hareketsiz olanları etkileyen). Yatak yaraları. Bası yaraları. Yatak yarası. Bası yarası.
Decubitus ulcers : Dekübitus ülserleri. Bası yaraları. Yatak yaraları. Bası yarası. Vücut kısımlarına verilen uzun süreli basınç nedeniyle oluşan yaralar (genellikle yatalak veya hareketsiz olanları etkileyen). Yatak yarası. Dekübitus ülseri. Yatak ülseri. Dekibüt ülser.
Decubation : Dekübasyon.
İngilizce Decubital Türkçe anlamı, Decubital eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Decubital ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accumbent : Yaslanan. Arkaya doğru yatan.
Recumbent : Yaslanmış. Yaslanan. Yan yatan. Boylu boyunca uzanmış. Arkasına yaslanmış. Dinlenen. Uzanmış. Uzanıp yatmış.
Couchant : Yatar durumda olan.
Attitude : Dansçının gövdesini tek bacağı üzerine durdururken, öbür bacağını doksan derecelik bir açıyla kaldırması ve dizden bükerek geriye getirmesi. Belli nesnelere, olaylara, kişilere karşı belli biçimde davranma yolunda toplumsal olarak kazanılmış eğilim ya da yönelim. Konum. Tavır. Yöneliş. Düşünce. Davranış. Oyunculukta bir karakterin ya da tipin yetişmesini, özelliklerini, kültürel çevresini ve konumunu belirleyen görünüş. tavır yalnızca hareketlerle değil, konuşmayla da ortaya çıkar. Uyumlu duruş. Tüm gövdenin uyumlu bir biçimdeki duruşu. dansçının bir bacağı üzerinde dururken, öteki bacağını doksan derecelik açıyla kaldırarak ve dizden bükerek arkaya götürmesi. çeşitli biçimleri vardır.
Posture : Vaziyet. Dik durmak. Taslamak. Poz. Postür. Tavır. Doğum sırasında yavrunun baş, bacaklar ve kuyruk gibi kısımlarının gövdeye göre duruşu, postür. bedenin genel duruşu. Durum. Duruş. Kasım kasım kasılmak.
Lying : Yalan söyleyen. Yalan söyleme. Yatma. Yatacak yer. Yalancılık. Yatış. Uzanma.
Position : Görüş. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Koymak. Yerini belirlemek. Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar. Fikir. Pozisyon. Durmak (bir yerde). Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Sav.
Decubital synonyms : protractile.

Bu kısımda Decubital kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Decubital ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Decubital anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Decubital ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.