Yatış nedir, Yatış ne demek

  • Yatma işi

Yatış anlamı, kısaca tanımı:

Yatışma : Yatışmak işi.

Yatışmak : Hızı, etkisi azalmak, aşırılığı geçmek. Yan yana, kucak kucağa yatmak. Ayaklanma, kargaşa sakinleşmek, durulmak. Coşku, sinir, korku vb.nin etkisi azalmak, geçmek, sakinleşmek.

Yatıştırıcı : Ağrıyı, sızıyı gideren (ilaç), müsekkin, trankilizan. Yatıştırma özelliği olan, yatıştıran, sakinleştiren.

Yatıştırıcılık : Yatıştırıcı olma durumu.

Yatıştırma : Yatıştırmak işi.

Yatıştırmak : Bir kargaşayı, ayaklanmayı bastırmak. Yumuşatmak, razı etmek. Ölçülü, ılımlı, sakin davranmasını sağlamak, sakinleştirmek.

Ortalık yatışmak : Toplum içindeki düzensizlik ve kargaşa sona erip düzenli yaşayış yeniden başlamak.

Yatma : Yatmak işi.

Yatışım :

Yatışkın durum : Bir akış dizgesini belirleyen koşulların tümünün zamanla değişmediği durum. Bir akış sistemini belirleyen şartların tümünün zamanla değişmediği durum.

Yatışkın durum potansiyeli : Sıfır ya da belirli ve saptanmış akım koşullarında, kalımlı durumda ölçülen potansiyel. Sıfır akım ya da belirli saptanmış akım şartlarında kararlı durumda ölçülen potansiyel.

Yatışkın durum yaklaşımı : Reaktif ara ürün üzerinden yürüyen tepkimelerde (zincir reaksiyonlarındaki serbest radikaller gibi) ara ürün derişiminin tepkime süresince sabit (d[I]/dt= kabul edilmesi durumu.

 

Yatıştırabilme : Yatıştırabilmek işi.

Yatıştırabilmek : Yatıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Yatıştırıcı etki : İlaç verilmesi sonucunda hastanın sakinleştirilmesi işlemi.

Yatıştırım :

Yatışturmak : Yatıştırmak.

Yatış ile ilgili Cümleler

  • Ben olsam, ortam yatışana kadar birkaç ay beklerdim.
  • Klasik müzik beni yatıştırıyor.
  • Biz yatıştık.
  • Tanrı kavramı, varlığımızı bilgisizliğini yatıştırmak için kurulmuş bir düştür.
  • Ali yatıştırıldı mı?
  • O konuşmadan önce kendini yatıştırdı.
  • Yatıştırıcı etkiliyor.
  • Kızgın bir müşterinin duygularını onaylama durumun yatıştırılmasında etkili bir yoldur.

Diğer dillerde Yatış anlamı nedir?

İngilizce'de Yatış ne demek? : n. lie, lying

v. come off the boil, calm down, cool, cool down, quiet, quiet down, resettle, settle, simmer down, still, subside