Accumbent türkçesi Accumbent nedir

  • Yaslanan.
  • Uzanan.
  • Arkaya doğru yatan.

Accumbent ingilizcede ne demek, Accumbent nerede nasıl kullanılır?

Accumbency : Yaslanma. Arkaya doğru yatma veya uzanma hali.

Accumulable : Yığın olabilen. Birikebilen. Toplanabilen.

Accumulate : Birikmek. Çoğalmak. Toplanmak. Toplamak. Yığmak. Yığılmak. Biriktirmek.

Accumulated : Müterakim. Birikmiş.

Accumulated degree days : Günlerce birikmiş tabaka. Bir süre boyunca birikmiş olan toz.

Accumulated losses : Geçmiş yıl zararları. Geçmiş yıllar zararları.

Accumulated dust : Bir süre boyunca birikmiş olan toz. Birikmiş toz.

Accumulated surplus : Birikmiş kazanç. (ekonomi)bir şirketin kontrolü altında kalan ve yeniden yatırım yapılan sermaye fazlası kazançlar.

Accumulating : Yığmak. Toplamak. Birikmiş. Biriktirerek. Toplanmak. Biriktirme. Birikmek. Biriktirmek. Biriken.

Accumulation : Birikinti. Teraküm. İktisat, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Toplama. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi. Toplanma. Yığın. Birikim. Biriktirme. Toplumların ekinsel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

 

İngilizce Accumbent Türkçe anlamı, Accumbent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accumbent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lying : Uzanma. Yalan söyleyen. Yalancılık. Yatış. Yalan söyleme. Yatan. Yatma. Yatacak yer.

Recliners : Yatar koltuk. Televizyon koltuğu.

Decumbent : Eğilmiş. Yatık. Dekumbent. Yalnız dalların uç kısmı yukarı doğru yükselmiş, yerde yatık olarak gelişen bitki.

Decubital : Yatan. Yatak yarası ile ilgili. Dekübitus ülseri ile ilgili. Dekübital.

Recumbent : Yatan. Uzanıp yatmış. Sırt üstü yatmış. Yaslanmış. Arkasına yaslanmış. Uzanmış. Boylu boyunca uzanmış. Dinlenen. Yan yatan.

Reclining : Birbirine dayamak. Yaslanmak. Dayamak. Yaslanma. Arkaya yatmak. Uzanmak. Yatmak.

Recliner : Televizyon koltuğu. Yatar koltuk.

Osculant : Yapışık. Dokunan. Öpen. Eş nitelikli.

Accumbent synonyms : unerect, protractile.

Accumbent zıt anlamlı kelimeler, Accumbent kelime anlamı

Erect : Diken diken. Yükseltmek. Dikmek (heykel veya direk vb'ni). Yapmak. Kurmak. Dikilmek. Tesis etmek. İkame etmek. Ereksiyon halinde. Dikmek.

Accumbent ingilizce tanımı, definition of Accumbent

Accumbent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Leaning or reclining, as the ancients did at their meals. One who reclines at table.