Recumbent türkçesi Recumbent nedir

  • Yaslanmış.
  • Uzanmış.
  • Sırt üstü yatmış.
  • Arkasına yaslanmış.
  • Uzanıp yatmış.
  • Dinlenen.
  • Yaslanan.
  • Yatan.
  • Uzanan.
  • Yan yatan.
  • Boylu boyunca uzanmış.

Recumbent ingilizcede ne demek, Recumbent nerede nasıl kullanılır?

Recumbent fold : Yatık kıvrım. Eksen düzlemi azçok yatay olan devrik kıvrım.

Piled up recumbent : Yatık kıvrım dizisi. Birbirlerinin ekseni üzerine gelmiş yatık kıvrımlar.

Recumbencies : Sırt üstü yatma. Uzanma. Dinlenme. Yatma.

Recumbency : Sırt üstü yatma. Yatma. Dinlenme. Uzanma.

Berlins recumbency technique : Berlin usulü yatırma. Atların uzun süren veya çok ağrılı ameliyatlarında yatırılması gereken durumlarda, hayvanın dört ayağına uygulanan köstek, hayvanın kuyruğu ve ön bacağına uygulanan ipler yardımıyla yatırma işlemi. bu yatırma biçimiyle bir arka bacağı öne doğru omuz üzerine götürerek tespit etmek ve regio inguinalis’in açığa çıkarılması mümkündür.

Haekes recumbency technique : Bir ucunda halka bulunan, 4 ilmekle 5 metre uzunluğunda bir iple domuzların ayaklarından bağlanarak yatırılması. Haeke usulüyle domuzların yatırılması.

İngilizce Recumbent Türkçe anlamı, Recumbent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Recumbent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Vacationers : Tatilde olan kimse. Tatilciler. Gezen. Tatile çıkmış kimse. Turist. Tatilci.

Lying : Uzanma. Yatma. Yalancılık. Yatış. Yatacak yer. Yalan söyleyen. Yalan söyleme.

Justified : Savunmuş. Gerekçeli. Dayalı. Haklı. Doğrulanmış. Hakkını korumuş. Desteklemiş. İki yana. İki yana yasla. İki yandan.

Osculant : Öpen. Dokunan. Eş nitelikli. Yapışık.

Supine : Lakayt. Sırtüstü yatmış. Kaygısız. Gevşek. İnisiyatiften yoksun. Miskin. İ halinde isim fiil. Meyilli. Yatay.

Accumbent : Arkaya doğru yatan.

Recliner : Televizyon koltuğu. Yatar koltuk.

Decubital : Dekübitus ülseri ile ilgili. Yatak yarası ile ilgili. Dekübital.

Reclining : Yaslanmak. Yatmak. Yaslanma. Birbirine dayamak. Arkaya yatmak. Uzanmak. Dayamak.

Recliners : Televizyon koltuğu. Yatar koltuk.

Recumbent synonyms : unerect, supines, protractile, decumbent, couchant, slanting, outstretched.

Recumbent zıt anlamlı kelimeler, Recumbent kelime anlamı

Erect : Yükseltmek. Ereksiyon halinde. Dikilmek. Dik. İnşa etmek. Dimdik. Yapmak. İkame etmek. Kaldırmak. Diken diken.

Recumbent ingilizce tanımı, definition of Recumbent

Recumbent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Resting. Lying. Idle. Inactive. As, the recumbent posture of the Romans at their meals. Hence, figuratively. Leaning. Reclining.