Piled up recumbent türkçesi Piled up recumbent nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Yatık kıvrım dizisi.
  • Birbirlerinin ekseni üzerine gelmiş yatık kıvrımlar.

Piled up recumbent ingilizcede ne demek, Piled up recumbent nerede nasıl kullanılır?

Piled : Kazık çakmak. Tepeleme doldurmak. Stok yapmak. Yığmak. Kazık döşemek. Stoklamak. İstif etmek.

Recumbent : Arkasına yaslanmış. Uzanıp yatmış. Yaslanan. Boylu boyunca uzanmış. Dinlenen. Yatan. Yan yatan. Uzanan. Sırt üstü yatmış. Uzanmış.

Being piled up : Yığılmış olma. Bir araya getirilmiş olma. Yığın haline getirilmiş olma. Toplanmış olma. Üst üste konmuş olma. Yığılma.

İngilizce Piled up recumbent Türkçe anlamı, Piled up recumbent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Piled up recumbent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Algonkian : Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Algonkiyen. Alkongien. Bir prekambriyen sistemi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).

After shock : Artçı sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Art sarsıntı. Artçı şok. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı.

 

Alkali rocks : Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar.

Abyss : Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Abis. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Derinlik. Tamu. Boşluk. Cehennem. Dipsiz gibi görünen yer. Hufre.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu. Uç kuşağı.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Mutlak kronoloji.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Adventive cone : Parazitik koni. İlerleme konisi. Ek koni. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi.

Piled up recumbent synonyms : acid fumarole, absolute age, abrasive power, adjacent rock, aggregats, agricultural geology.