Supine türkçesi Supine nedir

Supine ingilizcede ne demek, Supine nerede nasıl kullanılır?

Supine position : Sırtüstü pozisyon. Supin pozisyon. Yatay pozisyon. Sırtüstü.

Supineness : Kaygısızlık. Gamsızlık. Miskinlik. Umursamazlık.

Supines : İnisiyatiften yoksun. Supin. Miskin. Sırt üstü yatmış. İ halinde isim fiil. Uyuşuk. Sırtüstü yatan. Meyilli. Kaygısız. Gevşek.

Supinate : Supinat.

Supinates : Supinat.

Marsupial cat : Keseli memeliler (marsupialia) takımından, 75 cm kadar boyda, kümes hayvanları ve farelerle beslenen ve iyi tırmanan bir tür. Keseli sansar.

Marsupials : Yavrularını keselerinde taşıyan memeliler. Keseliler. Keseli hayvan.

Supination : Supinasyon. Süpinasyon.

Marsupialia : Keseliler. Keseli hayvanların dahil olduğu hayvanlar familyası. Keseli memeliler. Memelilerin alt sınıfı.

Marsupial wolf : Memeliler (mammalia) sınıfının, keseli memeliler (marsupialia) takımından, köpeğe benzeyen, kuyrukları kısa kıllarla örtülü bir tür. Keseli kurt.

İngilizce Supine Türkçe anlamı, Supine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Sad sack : Kötü iş gören kimse. Beceriksiz. (gayrı resmi) yetersiz beceriksiz kimse (genellikle bir asker). Ağlak tip. Acınası kimse. Ezik tip. Yetersizlikten ve beceriksizlikten dolayı hatalar yapan kimse.

Recumbent : Arkasına yaslanmış. Uzanmış. Dinlenen. Boylu boyunca uzanmış. Yaslanmış. Uzanıp yatmış. Yatan. Yan yatan. Uzanan.

Passive : Dingin. Dayanıklı. Faizsiz. Pasif. Uysal. Edilgen. Edilgin. Edilgen çatı. Eylemsiz.

Benumbed : Uyuşmuş. Hissiz. Uyuşturulmuş.

Nonchalant : İlgisiz. Lakayıt. Soğukkanlı. Sakin. Yaltakçı. Umursamaz. Kayıtsız. Heyecansız. Soğuk.

Ataractic : Huzurlu. Sakinleştirici. Sakinleştirici ilaç. Yatıştırıcı ilaç. Yatıştırıcı. Ataraksik. Ataraktik.

Disposed : Atılmış. Hazır. Niyetli. Hevesli. Eğilimli. İstekli. Mütemayil.

Flabbiest : (karakter) zayıf. Cansız. Zayıf. Gevşek (adale veya doku). Yumuşak. İradesiz. Lapacı. Güçsüz. Sarkık.

Inclinable : Eğiliminde. İstekli. Eğrilebilir. Arzulu. Eğilimli.

Slapdashes : Yalapşap veya derme çatma veya gelişi güzel yapmak veya hazırlamak. Düşüncesiz. Düşüncesizce. Lakayıt. Savruk. Aceleci. Umursamaz. Umursamazca. Baştan savma.

Supine synonyms : resupine, unerect, incurious, flattest, insouciant, carefree, laziest, drowsy, catercorner, sleepier, happy go lucky, dormant, neglectful, blithesome, crankier, dronish, gaily, bovine, flagging, landscape, sleepiest, supine position, horizontally, abject, cranky, declivous, bone idle, baggier, asleep, aslant, helpless, doughface, level.

Supine zıt anlamlı kelimeler, Supine kelime anlamı

Erect : Kurmak. İkame etmek. Dimdik. Diken diken. Yapmak. Kalkık. Ereksiyon halinde. Dikmek. Kaldırmak. İnşa etmek.

 

Active : Çevik. Etkin, işler durumda, etkili. Etkin. Üretken. Kıvrak. Çalışkan. Çalışan. Faal. Etken. İşleyen.

Supine ingilizce tanımı, definition of Supine

Supine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Or (according to C.F.Becker), a case of the infinitive mood ending in -um and -u, that in -um being sometimes called the former supine, and that in -u the latter supine. Lying on the back, or with the face upward. Opposed to prone. A verbal noun.