Dele nedir, Dele ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Sansar.
Dele ile ilgili Cümleler
- Delegeler tekrar tekrar oy kullandı.
- Dış görünüşte bir sümsük gibi görünüyor. Fakat özünde onu zorlu bir delege yapan sağlam bir iradesi var.
- Bazı delegeler katılmadı.
- Aç köpek fırını deler.
- Delegeler onu ilk oylamada seçti.
- Delegeler, altı kez oy kullandı.
- Delegeler derhal oylarını kullandılar.
- Altmış delege seçildi.
- Senin için dağları deler yol açarım yar.
- Bazı delegeler itiraz etti.
- ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,, delete
- Azimli insan duvarı deler.
- Delegeler başarılı olmadan doksan beş kez oy kullandı.
Dele anlamı, kısaca tanımı
Ağaç delen : Ağaçkakan kuşu. [Bakınız: ağaç delegen]
Cebe delen : Ucu uzun temren.
Delebik : Cılız, iyi büyümemiş bitki.
Delebilme : Delebilmek işi.
Delebilmek : Delme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Delebimek : Bir yere tutunarak sallanmak, iki tarafı sabit ağaç veya tahtanın ortası sallanmak, esnemek, asılmak. Işıl ışıl parlamak.
Delece : Şahin, atmaca. Kağnılarda ot ve samanın dökülmemesi için, kağnının yan tarafına konulan birbirine çatılmış iki uzun sırık.
Delecem : Korkunç, sevimsiz, anormal.
Delecen : Patlak, acayip bakışlı göz. Ağaçkakan kuşu.
Deledöz : Mayası bozuk, soyu bozuk, yalancı, dönek olan(kimse).
Deledüz : Mayası bozuk, soyu bozuk, yalancı, dönek olan(kimse).
Delegen : Ağaçkakan kuşu. Ağaçkakan.
Deleğannı : Delikanlı.
Deleğeç : Ağaçkakan kuşu.
Deleğen : Ağaçkakan kuşu.
Delek : Ahmak, aptal. Piç (çocuk). Tellak.
Deleme : Topaç. Yağı alınmış çiğ sütten yapılan peynir. Yeni uyumuş ve süzülmemiş peynir. Kesilmiş süt, süt kesiği. Yeni yavrulamış inek, koyun ve benzerleri hayvanların ilk sütlerinin pişirilip peltelenmişi. Çok taze 'civil' peynir; tam pişmemiş yağda yumurta. Maya ile kestirilmiş süt.
Delemek : Dengesiz davranışlarda bulunmak.
Delemen : Topaç.
Delemenler : Manisa ili, Alaşehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Delemet : Yardım: Şu hayvanı yüklemek için delemet edin.
Delemüt : Dinamit.
Delenç : Güzel konuşan, hatip.
Delengiç : Ağaçkakan kuşu.
Delep : Hazır, var: Dolapta yemekler deleptir.
Delepme : Delepmek durumu.
Delese : Topaç.
Delesyon : Bir tip kromozom mutasyonu sonucunda DNA'da bir bazın ya da bazların yok olması hâli. Eksilme.
Deleşik : Beceriksiz, üstü başı düzensiz kişi.
Deleşük : Beceriksiz, üstü başı düzensiz kişi.
Delevere : Hile, gizli oyun.
Deleyen : Ağaçkakan kuşu.
Delezen : Söylediği sözlerde gerçek payı olmayan, bar bar bağırarak atıp tutan: Delezen yine dolaşmaya başladı.
Gazan delen : Beyaz çiçekleri olan sert dikenli bir ot.
Havut delen : Danaburnu da denilen bir böcek.
Prodesse et delectare : Tiyatrocular tarafından kullanılan, Latin yazarı Horatius'un dram sanatını konu edinen Ars Poetica'sından alınmış bir deyim; yararlı olmak ve eğlendirmek. Yazarların seyirciyi eğlendirirken, onlara katkıda bulunmaları gerektiğini öğütleyen sözler. Horatius'un Ars Poetika'sında geçen bir deyimin kısaltılmış biçimidir. Yazarların, seyirciyi, hem eğlendirmesi, hem de hayal için yararlı yapıtlar vermesi gerektiğini savunan kuram.
Delecek : Delgeç.
Delegasyon : Herhangi bir topluluğu temsil etmekle görevli yetkili kurul.
Delege : Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, elçi, murahhas. Devlet, parti, sendika vb. kuruluşları toplantılarda temsil eden kimse. Bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılan kimse, katılımcı.
Delegelik : Delegenin görevi, murahhaslık.
Delep delep : Parlayarak, parıl parıl.
Delepmek : Parlamak.
Diğer dillerde Delay anlamı nedir?
Osmanlıca Delay : yankı

Bu kısımda Dele nedir? Dele ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dele tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dele hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.