Delict türkçesi Delict nedir

Delict ingilizcede ne demek, Delict nerede nasıl kullanılır?

Quasi delict : Kasıtsız suç. Şibih suç. Kusurlu fiil. Şibih cürüm.

Corpus delicti : Asıl ve maddi delil. Suçun maddi unsuru. Suç kanıtı. Kurbanın cesedi. Somut delil. Suç delili.

Flagrante delicto : Bir suçun tam ortasında. Suçüstü. Suç işlerken. Cürmümeşhut. (latince) suç üstü.

In flagrante delicto : Cürmü meşhut halinde. Eylem halinde. İş üstünde. Bir suçun işlendiği anda. Bir suç işlenirken. Suçüstü.

In pari delicto : İki tarafında adaletsiz ve ihmalkar kusurlar işlemesi durumu (latince). Eşit kusurlu. Eşit kusur. İki tarafın da eşit şekilde kusurlu olduğu durum.

Delicacies : Nezaket. Hassaslık. Nefis yiyecek. İncelik. Duyarlılık. Leziz lokma. Zayıflık. Alçakgönüllülük.

Delicate question : Yanıtlayıcıyı tedirgin edip ürkütebilecek kişisel ve özel soru. Duyarlıklı soru.

Delicate subject : Dokunaklı konu. Duyarlı konu. Hassas konu. Nazik mesele. Hassa konu. Hassas mevzu.

Delicate fabric : Narin çamaşırlar.

Delicate fabric of understanding : Üzerine ilişkilerin kurulu olduğu kırılgan iletişim ağı.

İngilizce Delict Türkçe anlamı, Delict eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Delict ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Crimes : Yüz karası. Aptallık. Sabıka. Cinayet romanı. Cinayet.

Rapper : Kapı tokmağı. Rap müzik yapan kimse. Çalan kimse. Kapıyı çalan kimse. Kapıyı çalan kişi. Rapçi. Tıklatan kimse.

Excerpt : Almak (kitaptan alıntı vb). Pasaj. Özel baskı. Bir yapıtın bir bölümünü ya da tümünü bir başka yapıta değiştirmeden alma. Aktarma. Almak. Seçilmiş parça (bir kitaptan veya yazıdan). Alıntı. Alıntı yapmak. Seçme parça.

Vaporizer : Solunum yoluyla kullanılan anestezik ilaçları buharlaştırarak belirli bir oranda oksijenle karışmasını sağlayan aygıt, vaporizatör. Vaporizatör. Püskürgeç. Buğulaştırıcı. Buhar cihazı. Buharlaştırıcı. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Buharlaştırıcı aygıt.

Strengthener : Kuvvetlendirici. Güçlendirici ilaç. Takviye edici şey. Destek olan kimse.

Memory device : Bellek aygıtı. Hafıza cihazı. Bellek cihazı.

Skim off : Kaymağını sıyırmak. Kaymağını çıkarmak. Köpüğünü almak. Kaymağını almak. Almak (bir sıvının yüzeyinden kaymak veya yağ vb'ni). Yağını almak.

Preventive : Önleyici şey. Engel olan. Önleyici ilaç. Önleyici. Koruyucu. Engelleyici. Men eden. Karşılayıcı. Önlem. Önleyici tedbir.

Impanel : Jüri listesine girmek. Jüriyi oluşturmak. Jüri olarak yazmak. Jüri kaydedilmek. Jüri listesi hazırlamak. Jüri heyetini seçmek.

Autocue : Akıl defteri (televizyon terimi). Akıl defteri. Televizyonda konuşmacıya metni gösteren tablo. Televizyonda konuşmacıya metni hatırlatan tablo.

Delict synonyms : breathing machine, bird feeder, throwing board, musical instrument, dart thrower, prophylactic device, elastic device, drop press, exercise device, dental appliance, plectron, suction cup, vote in, shooting stick, gizmo, birth control device, power takeoff, gas fixture, pto, baby's dummy, contraceptive device, control surface, holding device, birdfeeder, throwing stick, billiard marker, ignition interlock, signaling device, robot pilot, spear thrower, drop forge, source of illumination, lifting device.

 

Delict zıt anlamlı kelimeler, Delict kelime anlamı

Add : Katmak. Toplamak. Aşınma payına bağlı yeni bir varlık biriminin, işletme varlığına eklenmesi, ya da varlık içindeki bir birimin yeniden yapım özelliğiyle genişletilmesi. Artırmak. Uzatmak. Toplamını almak. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir). Ekleme yapmak. İlave etmek. Çalmak.

Pain : Acıtmak. Istırap. Üzmek. Acı çekmek. Sancı. Kalbini kırmak. Ağrı. İncitmek. Eziyet etmek. Canını yakmak.

Delict ingilizce tanımı, definition of Delict

Delict kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A misdemeanor. (Scots Law) an offense of a lesser degree. An offense or transgression against law.