Deluster türkçesi Deluster nedir

Deluster ingilizcede ne demek, Deluster nerede nasıl kullanılır?

Delusion : Hayal. Oyun. Delilik. Yanılgı. Vesvese. Kuruntu. Yanlış inanç. Aldatma. Hayali. İşkil.

Delusion motif : İmgesel örge. Çağımız yaşamında görülemeyen, ancak masalcıkla geleneksel anlatımlarda varlıklarını sürdüren usdışı oluşum birimlerinden her biri. krş. tansık örge, toplumsal örge, masalcık.

Delusion of grandeur : Görkemlilik kuruntusu. Büyüklük yanılsaması. Bir kimsenin aşırı güçlü veya önemli olduğu yanlış inancı. Büyüklük.

Delusion of persecution : Kendisine kötü davranılacağı yanılsaması. Kötülük görme sanrısı. Zulüm kuruntusu. Kötülük görme kuruntusu. Zulüm görme sanrısı.

Delusional : İllüzyon gösteren. Yanlış inançlara sahip olan. Kuruntusal. İllüzyona neden olan. Hayal dünyasında yaşayan. Kuruntuya bağlı. Delüzyonal.

Delusionary : İllüzyon gösteren. Aldatıcı. Yanlış inançlara sahip olan. Kuruntusal. İllüzyona neden olan. Hayale dayanan.

Delusively : Yanıltan bir şekilde. Asılsız olarak. Aldatıcı bir şekilde. Hayali bir şekilde. Yanlış yönlendiren bir şekilde. Kandırarak.

Self delusion : Kasten kendisini aldatan. Kendini kandıran.

Delusory : Kandıran. Asılsız. Yanıltan. Aldatıcı. Yanlış yönlendiren.

 

Delusions : Kuruntu. Hayal. Vesvese. Hezeyanlar. Düş. Yanılgı.

İngilizce Deluster Türkçe anlamı, Deluster eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deluster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tarnished : Paslı. Lekelenmiş. Kirletmek. Lekelemek. Donuklaşmak. Kararmak.

Dull : Kalın kafalı. Tatsız. Sıkıcı. Hafifletmek. Körelmek. Sersem. Duygusuzlaşmak. Soluk. Sersemletmek.

Mat : Resmin etrafına paspartu geçirmek. Hasır. Paspas. Yer alıştırmalarında ve atlamalarda, yeri ve düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan ortalama 1,5 x 2 m. boyutunda deri ya da kavuçuktan yapılmış şilte. Keçeleşmek. Keçe. Hasır gibi yapmak. Hasır ile örmek. Bardak altlığı.

Flattens : Keyfini kaçırmak. Yerle bir etmek. Düzleşmek. Yassıltmak. Tatsızlaşmak. Düzleştirmek. Dümdüz etmek. Bozum etmek. Yassılaştırmak.

Tussock : Ot öbeği. Çimen topağı. Sağ demeti.

Deadens : Etkisini azaltmak (alkollü içki vb). Köreltmek. Donuklaştırmak. Körletmek. Duygusuzlaştırmak. Parlaklığını gidermek. Katılaştırmak. Kesmek (ses veya ağrı vb'ni). Azaltmak. Hafifletmek.

Knot : Düğümlenmek. Dolaştırmak. Budak. Düğümlemek. Karıştırmak. İnsan kümesi. Deniz mili. Düğümle bağlamak. Kanut kuşu.

Deaden : Parlaklığını gidermek. Kesmek (ses veya ağrı vb'ni). Köreltmek. Hafifletmek. Azaltmak. Zayıflatmak. Duygusuzlaştırmak. Donuklaştırmak. Körletmek. Etkisini azaltmak (alkollü içki vb).

Tarnish : Kararmak. Donuklaşmak. Sönükleştirmek. Kirletmek. Lekelemek (birinin adını vb'ni). Donuklaştırmak. Lekelemek. Lekelenmek. Sönükleşmek. Matlaşmak.

 

Flatten : Tatsızlaşmak. Düzleşmek. Düzlemek. Bozum etmek. Yerle bir etmek. Keyfini kaçırmak. Dümdüz etmek. Düzleştirmek. Yassıltmak.

Deluster synonyms : swad, clustering, agglomeration, tarnishes, clump, bunch, bundle, tuft, agglomerate, form, deadened, bunch up, dulls.

Deluster zıt anlamlı kelimeler, Deluster kelime anlamı

Understate : Olduğundan az göstermek. Hafife almak. Olduğundan eksik göstermek. Küçümsemek. Küçük söylemek. Olduğundan eksik veya hafif göstermek. Tefrit etmek.