Dental elevator türkçesi Dental elevator nedir

  • Dişin alveolle bağlantılarını ayıran aygıt.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Diş elavatörü.

Dental elevator ingilizcede ne demek, Dental elevator nerede nasıl kullanılır?

Dental : Dişlerle ilgili. Dişlere ait. Diş. Diş ile ilgili. Dişçilikle ilgili. Dişsel. Dil ucunun veya dil tacının üst dişlere, diş etine veya diş eti-damak sınırına dokunması veya yaklaşması ile boğumlanan ünsüzler: d, t, c, ç, j, ş, z, s, n, l, r: dağ, taş, ceylan, çocuk, jambon, şakrak, zeytin, soğuk, nane, lokum, rahat gibi. bunlar boğumlama noktasındaki küçük ayrılıklara göre kendi içlerinde de sınıflanmaya giderler: d, t, z, s, n, l, r diş-dişeti noktalarında boğumlandıkları için tam diş sesleridir. c, ç, j, ş ise diş eti-damak noktasında boğumlandıkları için diş-eti (alveolar) sesleri durumundadırlar. bunları diş-damak sesleri (alveolar) olarak gösterenler de vardır. dilimizdeki kadı, osman gibi bazı arapça kelimelerde yer alan ve artık telaffuz değeri kaybolmuş bulunan peltek z (z, d) ünsüzü ile ingilizcedeki th ünsüzünü karşılayan peltek s (s) birer dişler-arası ünsüzdür. bunlar dil ucunun ön dişlere dokunması ve ciğerlerden gelen havanın aradan sızması ile boğumlanan sızıcı ünsüzlerdir. yerlerine bk. Dişsel ünsüz. Diş ünsüzü.

 

Elevator : Elevatör. Götürge. Yükseltici. Genellikle yapılarda, katlar arasında insan ve yük taşımasını çabuk ve kolay bir biçimde sağlayan, elektrikle çalışan araç. Kaldırıcı, yükseltici cerrahi aygıt. İnerçıkar. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Asansör.

Dental abscess : Diş apsesi.

Dental alveolus : Dental alveol.

Dental anatomy : Dental anatomi.

Dental calculus : Tartar. Dişler üzerinde oluşan taşlanma. Diş taşı. Dişte, ölü bakterilerin üzerine çoğunlukla tükürükle gelen mineral maddelerin çökmesiyle oluşan kireçlenmiş yapı, dental kalkulus, tartar. Dental kalkulus.

İngilizce Dental elevator Türkçe anlamı, Dental elevator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dental elevator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Abdomen : Abdomen. Karnın altı. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Batın.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

 

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abaxial : Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Aks kemiği dışında.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Dental elevator synonyms : abattoir, abdominal ovariectomy, a clay, abdominal pain, a c syndrom, abdominal palpation.