Dente türkçesi Dente nedir

  • Sinagrit.
  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, izmaritgiller (sparidae) familyasından, 50-70 cm kadar uzunlukta, eti beğenilen, akdeniz'de yaşayan bir tür.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Dente ile ilgili cümleler

English: This is an unprecedented gesture.
Turkish: Bu eşi benzeri görülmemiş bir jest.

English: The situation this year is unprecedented.
Turkish: Bu yıl durum eşi görülmemiş.

English: Unprecedented ways should be tried.
Turkish: Görülmemiş yollar denenmeli.

Dente ingilizcede ne demek, Dente nerede nasıl kullanılır?

Dented : Çökük. Dişli. Çukurlu. Çukur. Yüzeyinde çukurları olan. Bereli.

Dentes canini : Köpek dişleri. Alt ve üst çenede kesici dişlerle ön azı dişleri arasında bulunan ve besinleri parçalayan sivri dişler, dentes kanini. Dentes kanini.

Dentes decidui : Dentes desidui. Memeli hayvanlarda yavruyken bulunan ve türlere göre belli yaşlarda düşerek yerine kalıcı dişlerle değişen geçici dişler, dentes desidui. Süt dişleri.

Dentes incisivi : Alınan besinleri kesmeye yarayan ön dişler. geviş getirenlerde üst çene kesici dişleri bulunmaz, dentes insisivi. Kesici dişler. Dentes insisivi.

Dentes molares : Alt ve üst çenede köpek dişlerin gerisinde yüzeyleri geniş olan ve besinleri öğüten dişler. ön ve arka öğütücüler olarak ikiye ayrılır, molar dişler, azı dişleri, dentes molares. Dentes molares. Azı dişleri. Öğütücü dişler.

 

Indenters : Paragraf başı yapan. Dişleyici. Bir satır boşluğu ile bir yazı arasında boşluk bırakan kimse. Bir yüzey üzerinde çöküntü veya iz açan. Çentik veya çentikler açan. Çentik açıcı aygıt. İzaçar.

Indented list : Girintili yazılmış liste. Girintili liste.

Dentes permanentes : Dentes permanentes. Kalıcı dişler. Hayvan türlerine göre değişen yaşlarda düşen süt dişlerinin yerine çıkan dişler, dentes permanentes.

Duplicidentes : Çift dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, kemiriciler (rodentia) takımından, üst çenedeki bir çift kemirmeye yarayan kesici dişin arasında bir çift daha küçük dişler bulunan, kesici dişleri mine ile örtülü bir alt takım.

Dentes premolares : Ön öğütücüler, ön azı dişleri. Dentes premolares.

İngilizce Dente Türkçe anlamı, Dente eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dente ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Designate : Tayin etmek. Uygulamak. Belirlemek. Tanımlamak. Görevlendirmek. Göstermek. Düzenlemek. Atamak. İşaret etmek. Adlandırmak.

 

Hark back : Geçmişe dönmek. Geçmişi yad etmek. Sadede dönmek. Geçmişi anımsamak. Geri dönmek (tazı). Sadede gelmek. Eskiyi anımsamak. Konuya dönmek.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Aardvarks : Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller.

Mean : Acımasız. Ahlaksız. Kılıksız. Alçak. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Anlamına gelmek. Ortalama. Eli sıkı. Bir sıklık dağılımındaki gözlemlerin nicel değerlerini özetleyen ve dağılımın ortaç eğilimini yansıtan ölçüm. Huysuz.

Convolute : Bobin. Dürülmüş. Durulmuş. Sarılmış. Sarmak. Helisel. Kıvrılmış. Bükülmüş. Karışık. Sarmal.

Denominate : İsim koymak. İsim vermek. Adlandırmak. Göstermek. Ad vermek. Ayırmak. Demek. İsimlendirmek. Belirtmek.

Intend : Kastetmek. Düşünmek. Seçmek. Niyetlenmek. Kararlı olmak. Tasarlamak. Niyeti olmak. Hedeflemek. Demek istemek. Niyet etmek.

Dente synonyms : twist around, a site, common seabream, state, abambulacral area, come back, identify, apply, recall, pervert, abiotic factor, abductor muscle, euphemize, sophisticate, euphemise, slur, a cells, signify, stand for, acacia, a protein, a chromosome, a cell, refer, return, express, abacus bodies, name, dentex, abramis zone, twist, aardvark.

Dente zıt anlamlı kelimeler, Dente kelime anlamı

Unbend : Düzeltmek. Doğrultmak. Rahatlamak. Yumuşatmak. Dinlenmek. Fora etmek. Rahat hareket etmek. Ciddiyeti bırakmak. Rahatlatmak. Gevşetmek.

Thin : Seyreltmek (bitkileri). Sudan. Cıvık. Seyrekleştirmek. Zayıf. İnceltmek. Seyrelmek. Hafif. İnceltmek (sıvıyı).