Depth indicator türkçesi Depth indicator nedir

  • Derinlik göstergesi.

Depth indicator ingilizcede ne demek, Depth indicator nerede nasıl kullanılır?

Depth : Dip. Bilinçaltı. Yoğunluk. Ahlak azlığı. Derin yer. Engin. Derinlik. Koyuluk. Bir gözlemcinin gözlemlerinde ulaştığı en alt düzey ya da bir gözlem aracının araştırdığı konuların kökeni. En derin nokta.

Indicator : Ortamın hidrojen iyon konsantrasyonuna göre renk değiştiren zayıf organik asit veya bazlar, indikatör. yemlerde doğal olarak bulunan, sindirim kanalından çok az emilen, gerçekte gübrede değişmemiş olarak tamamen bulunabilen, lignin, kromojen, silisyumdioksit, slika gibi dış indikatörler veya krom oksit, demir oksit ve baryum sülfat gibi iç indikatörlerle teorik sindirilebilirlik ve kuru madde tüketimini hesaplamada kullanılan maddeler. bulunduğu yerin niteliği hakkında bilgi veren işaretleyici, markır. üç şekilde kullanılabilir. kromozomda yeri ve işlevi bilinen bir genin, başka bir genin haritalanmasında. antijenik belirteç olarak hücre tiplendirmesinde. dna, rna veya protein belirteçler, bilinen uzunlukta veya nitelikte parçacıklar olup çözümlemelerde kullanılabilir. Bir durum, süreç ya da karmaşık oluşumu dolaylı yoldan ve simgeleyerek dile getiren ölçüt. Bazı durumlara karşı duyarlılık göstererek veya cevap oluşturarak o durumlar hakkında ipucu veren, belirleyici, indikatör. Gösterici. İbre. Bir çevre biriminde ya da işletmen masasında herhangi bir ışıklı uyarıcı ya da başka bir gösterici öğe. Bir tepkimenin sonlanışını keskin renk değişimiyle gösteren özdek. Sinyal. Bildirici. Müşir.

 

Depth bomb : Sualtı bombası. Su bombası.

Depth charge : Su bombası. Sualtı bombası. Derinlik bombası.

Depth contour : Eşderinlik eğrisi. Derinlik eğrisi. Eş derinlik çizgisi. Derinlik konturu.

Depth curve : Eşderinlik eğrisi. Derinlik eğrisi.

İngilizce Depth indicator Türkçe anlamı, Depth indicator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Depth indicator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Water line : Su derinliği. Su hattı. Su çizgisi. Su seviyesi. Su kesimi. Su düzeyi. Su yüksekliği. Bir geminin tan taraflarında suyun ulaştığı seviyeyi gösteren çizgi. Kara ile denizin birleştiği yer. Su yolu.

Depth gauge : Derinlik maştan. Derinlik ölçer. Derinlik ölçeği. Derinliği ölçen alet. Basınç değişimlerini algılayan ve bunları dalgıcın okuması için derinlik ölçüsüne çeviren alet. Derinlik mikrometresi. Derinlik kumpası.