Desicant türkçesi Desicant nedir

  • Kurutan.
  • Gaz ortamdaki nemi çekerek gazı kurutan, p2o5, h2so4 gibi kimyasal özdek.
  • Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • İstenmeyen ot ve bitkileri kurutmak için kullanılan pestisit grubu.
  • Dezikan.

Desicant ingilizcede ne demek, Desicant nerede nasıl kullanılır?

Desicator : Örneklerden suyun çekilmesi ve maddenin kuru halde kalması için, içinde nem alıcı madde bulunan, sıkı kapanan kap. Desikatör. Kuru taç.

Desiccant : Kurutan. Kurutma ajanı. Rutubeti emen madde. Kurutucu madde. Kurumayı kolaylaştıran. Nem giderici. Kurutucu. Sikatif. Suya karşı meyili olan.

Desiccants : Kurutan. Kurumayı kolaylaştıran. Kurutucu madde. Kurutucu. Suya karşı meyili olan. Sikatif. Kurutma ajanı. Rutubeti emen madde. Nem giderici.

Desiccate : Kurumak. Nemini alarak kurutmak. Kuru olmak. Kurutmak (gıda). Kurutmak.

Desiccated : Kurumuş. Kurutulmuş.

Desiccators : Kurutma fırını. Kurutma cihazı. Nemçeker. Kurutucu. Kurutma kabı. Kurutma aygıtı. Kurutaç. Desikatör.

Desiccative : Desikatif. Kurutucu.

Desiccatory : Kurulaştıran. Kurutan. Kurumaya veya kurutmaya eğilimli. Kurulaştırmaya meyilli.

Desiccates : Kurumak. Nemini alarak kurutmak. Kuru olmak. Kurutmak (gıda). Kurutmak.

Desiccated fruit : Meyve kurusu. Kuru meyve. Kurutulmuş meyve.

İngilizce Desicant Türkçe anlamı, Desicant eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Desicant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unwilling : Hevessiz. Kafasının dikine giden. Gönülsüz. Boyun eğmeyen. İnatçı. Zoraki. İsteksiz.

Intractable : Zorlu. Kolay kontrol edilemeyen. İnatçı. Kontrol edilmesi zor. Yola getirilemeyen. Ele avuca sığmaz. Serkeş. Dik kafalı. İnatcı. Densiz.

Movement : Devinim. Bağırsakların çalışması. Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi. Eylem. Kısım. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Aklı. S dış dünyanın görüntülerini düzenli aralıklı resimler dizisi biçiminde film üzerine saptarken filmin alıcıda; böyle bir filmdeki resimler dizisini devinimli görüntülere çevirirken filmin göstericide aralı devinimi. dış dünyanın seslerini sürekli biçimde saptamak üzere filmin alıcıda; aynı seslerin okunması için filmin göstericide sürekli devinimi. Çalışma. Hayat.

Resistant : Dayanıklı. Dayanır. Direngen. Rezistan. Dirençli. Direnen. Karşı koyan. Mukavim.

Recalcitrant : Dik kafalı. Haşarı. Kafa tutan. İtaatsiz. Aksi. Yılmaz. Söz dinlemez. İnatçı. Boyun eğmeyen. Dikkafalı.

Resistive : Direnç gösteren. Dirençli.

Nose dive : Sert düşüş (fiyatlarda veya değerde). Yeryüzüne doğru hızlı atılma (uçak hakkında). Balıklama dalış. Hızlı dalış. Pike. Ani düşüş.

Desiccatory : Kurumaya veya kurutmaya eğilimli. Kurulaştıran. Kurulaştırmaya meyilli.

Jump : Atlatmak. Tullanmak. Eğlenceli olmak. Üçüncü sıçrama. Atlama. Sıçrama. Havada takla. Hoplamak. Atlamak. Birdenbire yükselmek.

 

Dehydrator : Susuzlaştıran. Kurutucu. Susuzlaştıran kimse veya şey. Dehidratör. Yiyeceklerin suyunu veya nemini alan cihaz (muhafaza etme amacıyla). Hava kurutucusu.

Desicant synonyms : rappel, desiccants, parachuting, drop, witherers, move, witherer, noncompliant, collapse, swoop, desiccant, motion, dive, dehydrators, flop, disobedient, nosedive, obstreperous, difficult, abseil, insubordinate, crash dive, unmanageable.

Desicant zıt anlamlı kelimeler, Desicant kelime anlamı

Tractable : İşlenebilir. İzlenebilir. Uysal. Kolay işlenir. Uslu. Yumuşak başlı. Söz dinler. Kolay kontrol edilir. Çözülebilir.

Compliant : Yumuşak başlı. İtaatkar. Uyunçlu. Yumuşakbaşlı. Uyumlu. Uysal.

Willing : Gönülden. İsteme. İhtiyari. Candan. Gönülden gelen. Gönüllü. İçten gelen. İstekli. Hazır. Razı.

Desicant antonyms : obedient, subordinate, manageable, normal.