Nose dive türkçesi Nose dive nedir

  • Sert düşüş (fiyatlarda veya değerde).
  • Ani düşüş.
  • Yeryüzüne doğru hızlı atılma (uçak hakkında).
  • Pike.
  • Balıklama dalış.
  • Hızlı dalış.

Nose dive ingilizcede ne demek, Nose dive nerede nasıl kullanılır?

Nose : Koklamak. Burun. Uç. Yavaş ilerlemek. Dikkatle ve yavaşça sürmek (araba). Genizden çıkarmak (ses). Burun (uçakta). Koku almak. Burnunu sürmek.

Dive : Suya atlamak. Pike yapmak. Düşmek. Atlamak. Gömülmek. Dalış yapmak. Suya dalmak. Elini daldırmak. Dalmak. Azalmak.

Go into a nose dive : Baş aşağı gitmek. Başaşağı gitmek.

Nose cone : Roketin ön kısmı. Burun konisi. Uzay roketinin huni şeklindeki ön kısmı.

Nose drops : Damlalık ile burnun içinden verilen ilaç. Burun damlası.

Nose fly : Oestridae ailesinde bulunan, larvaları koyunların burun boşluğunda ve sinüslarında parazitlenen, insanlarda oküler miyazise neden olan sinek türü. bu sinek türünün larvaları koyun ve keçilerde burun mukozasının irritasyonu, şişmesi, irinli burun akıntısı ve bazen sinirsel bozukluklara neden olmaktadır, oestrus hominis, oestrus ovis. Oestrus ovis. Burun sineği.

İngilizce Nose dive Türkçe anlamı, Nose dive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nose dive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Coverlet : Örtü. Yatak örtüsü. Yorgan.

Trough : Biyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Papatyagiller (compositae) familyasından, yaprakları ipliksi ve paralel damarlı, çiçekleri uzun bir sap üzerinde bulunan, aken tipi meyve taşıyan, ülkemizde 18 türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık otsu bitkiler. İki dalga sırtı arasındaki çukur. Dalgalar arası çukur. Buzul aşındırmalarının etkisiyle oluşmuş, kesidi u biçiminde olan koyak. Alçak basınçlı hava sahası. U koyağı. Kanal. Yem kabı. Hayvanların gereksinimleri olan yemlerin konduğu ve yem yedikleri, çeşitli malzemeden yapılmış, çeşitli tip ve biçimlerde olabilen kap veya yapılar.

Anticlimax : Kerteleme gediği. Düş kırıklığı. Doruk noktadan sonra, oyunun duygu açısından yeni bir duruma geçişi. Heyecan verici şey. Oyunun -duygu bakımından- doruk noktasından sonra yeni bir durum yaratan eylem, yeni bir duruma geçiş. Heyecandan sonraki sıkıntı. Ani değişiklik.

Collapse : Yığılmak. Çökme. Başarısızlığa uğramak. Katlamak. Ciğerlerine hava gitmemek. Düşmek. Güçten düşmek. Cesaretini yitirmek. Başarısız olmak. Yıkım.

Sparing : Az kullanan. Ayırma. İdare. Tutumlu. Tedbirli. İdareli. Merhametli. Kaçınma. İhtiyat.

Troughs : Tekne. Oluk. Dalgalar arası çukur. Yalak.

Header : Besleyici kafası. Başlıkçı. Baş kesme makinesi. Bağlantı taşı. Bağ. Başlık. Üstbilgi. Üstlük. Bağ taşı.

Diving : Pike yapma. Dalgıç. Dalgıçlık. Atlama. Dalış. Dalma. Suya dalma. Tramplenden atlama.

Quiltings : Köpüleme. Yorganlık malzeme. Kapitone. Yorgancılık.

Quilting : Köpüleme. Yorganlık malzeme. Yorgan gibi dikme. Yorgancılık. Kapitone. Pamuk doldurup dikme.

Nose dive synonyms : piques, pique, headers, nosedive, coverlets, downcome, piquing, half gainer, anticlimaxes.