Devoirs türkçesi Devoirs nedir

Devoirs ingilizcede ne demek, Devoirs nerede nasıl kullanılır?

Devoir : Saygı. Görev. Nezaket.

Devoicing : Ses tellerinin ciğerlerden gelen havayı titreştirmemesi ve ton vermemesi; ünsüzlerin boğumlanma sırasında titreşimlerini kaybederek tonsuzluk niteliği kazanması. p / ç / t vb. ünsüzlerin boğumlanmalarında olduğu gibi. bk. tonsuz ünsüz. karşıtı tonlulaşma’dır. Titreşimsizleşme. Ötümsüzleşme. Tonsuzlaşma.

Devoid : Eksik. Geçersiz. Hali. Yoksun. Boş. Mahrum.

Devoid of : Mahrum. Mahrum kalmak. -den mahrum. Boş. -den yoksun. Yoksun.

Devoid of content : Maddesi olmayan. İçeriği olmayan. İçeriksiz.

Devoid of humor : Şakadan anlamaz. Şakadan veya espriden anlamaz.

Devolution : Havale. Veraset. İhtilal. Gerileme. Yetki verme. Nakil. Devretme. İntikal. Başkasını yetkilendirme. Yetkili kılma.

Devocalisation : Ses oluşumunda önemli payı olan ses tellerinin kesilerek bölgedeki anatomo-fizyolojik fonksiyon kompozisyonunun bozulmasıyla hayvanın çıkardığı sesin ton ve gücünün belirli oranda azaltılması, ventrikülo kordektomi. Devokalizasyon.

Devoid of humour : Şakadan veya espriden anlamaz.

Devolutionary : Dejenerasyona ait olarak. Dejenerasyona özgü. Bozulmaya özgü. Dejenerasyon ile ilgili. (biyoloji) bozulmayla ilgili.

 

İngilizce Devoirs Türkçe anlamı, Devoirs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Devoirs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go through : Çekmek. Durmadan geçmek (bir taşıt durması gereken bir yerden). Araştırmak. İncelemek. Yaşamak. İnce eleyip sık dokumak. Ayrıntılar üzerinde durmak. Harcamak (parayı). Resmen kabul edilmek. Konuşmak.

Complaisance : Müsamaha. Yumuşak başlılık. Hoşgörü. Yumuşaklık. Sempati. Göz yumma. Teveccüh. Lütuf. Tolerans.

Attentive : Yardımcı. Kibar. Dikkat eden. İnce. Nazik. Dikkatle izleyen. Özenli. Dikkatli.

Sound out : Bir konuda bir kimsenin fikrini sormak. Tanıdık olmayan bir kelimeyi her harfin sesini yavaşça çıkararak onları bir kelime olarak birleştirmek (öğrenmeyi yeni öğrenen çocuklar için). Ağzını aramak.

Comity : Mücamele. Saygı. Kibarlık. İncelik.

Affability : Hoşluk. Sokulganlık. Tatlılık. Naziklik.

Comities : Mücamele. Saygı. Kibarlık.

Enunciate : Düşünceleri açıkça belirtmek. İlan etmek. Düşüncelerini açıkça belirtmek. Kesinlikle ifade etmek. Kesin ifade etmek. Tellaffuz etmek. İddia etmek. Söylemek. Bildirmek. Telaffuz etmek.

Civilities : Terbiye. İncelik. Kibarlık. Edep.

Civility : İncelik. Terbiye. Kibarlık. Edep.

Devoirs synonyms : eat, consume, cordialness, bon ton, down, affableness, attentiveness, enounce, amicability, civilness, say, articulate, pronounce, amicabilities, amicableness, attentions.

Devoirs zıt anlamlı kelimeler, Devoirs kelime anlamı

Voice : Ses tellerini titreştirerek oluşturmak. İfade etmek. Ses çıkarmak. Düşünce. Konuşma yetkisi. Bilgisayar, gramer, tiyatro alanlarında kullanılır. Dile getirmek. Ötümlüleştirmek. Fiil kök veya gövdesinin, sözlük anlamında herhangi bir değişikliğe uğramadan fiilden fiil yapan belirli bazı eklerle genişletilerek cümledeki özne ve nesne ile olan bağlantısında uğradığı durum değişikliği; fiilin anlam değişikliği göstermeyen, ancak özne ve nesneye hükmeden şekil değişikliği. || çatılar, türlerine, aldıkları eklere ve işlevlerine göre kendi içlerinde etken çatı (yalın çatı), edilgen çatı, meçhul çatı, dönüşlü çatı, işteş çatı, ettirgen çatı diye sınıflandırılır. bunlara bk. Ses.

 

Devoirs antonyms : existent.