Attentive türkçesi Attentive nedir

Attentive ile ilgili cümleler

English: You need to be more attentive in class.
Turkish: Sınıfta daha dikkatli olmalısın.

English: Ali asked Mary to be attentive during meetings.
Turkish: Ali Mary'den toplantılar sırasında dikkatli olmasını rica etti.

English: Ali asked me to be more attentive.
Turkish: Ali benim daha dikkatli olmamı istedi.

English: I'm not as attentive as I should be.
Turkish: Olmam gerektiği kadar dikkatli değilim.

English: She is very attentive to her grandmother.
Turkish: Büyük annesine karşı çok naziktir.

Attentive ingilizcede ne demek, Attentive nerede nasıl kullanılır?

Attentive to : -e karşı dikkatli.

Be attentive : Dikkat göstermek.

Attentively : Dikkatlice. Dikkatle.

Attentiveness : İncelik. Naziklik. Dikkat. Hizmete hazır olma. Nezaket. Dikkatlilik.

Inattentive : Dikkat etmeyen. İhmalkar. Dalgın. İtinasız. Özensiz. Gafil. Bakar kör. Önemsemez. Özen göstermeyen. İhmalci.

Attention line : Dikkat satırı.

Attention getting : Dikkat çekme. Dikkat çekici.

Overattentiveness : Aşırı düşünceli olma. Aşırı dikkatlilik. Aşırı ilgili olma.

Attention please : Dikkat dikkat. Dikkat lütfen. Lütfen herkes dikkatini buraya versin.

 

Inattentively : İlgisizce. Kayıtsızca. Özen göstermeden. İhmalkarca. Dalgın bir biçimde. İhmal ederek. Dikkat göstermeden. Dikkatsizce.

İngilizce Attentive Türkçe anlamı, Attentive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Attentive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aristocratical : Aristokrasi ile ilgili. Soylu. Asil.

Accessory : Bir nesnenin çalıştırılması ya da işletilmesi için kendisinde bulunan ya da yardımcı niteliğindeki parçaların, gerektiğinde kırılan, bozulanların yerine konulmak üzere elde bulundurulması. Yedek parça. Aksesuar. Yardakçı. Ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Kayaçlarda çok yaygın olarak bulunan mineraller. Suç ortağı. İkinci derecede suç ortağı. Eklenti.

Amicabilities : Dostluk. Dostanelik. Cana yakınlık. Arkadaşlık.

Concerned : Alakalı. Alakadar. Endişeli. İlgili. Meşgul. Kaygılı. İlişkili. İlgilenen.

Attentions : Yüreklilik. Düşünceli davranma işi. Kibarlık. Yiğitlik.

Courteous : Seviyeli. İncelikli. Hürmetkar. Efendi. Düzeyli. Saygılı. Çelebi.

Accurate : Tam. Yanlışsız. Dakik. Yanlış yapmamaya özen gösteren. Hassas. Sahi. Kesin. Doğru.

Accessary : Yardakçı. Aksesuar. Suç ortağı. Suç ortağı olan. Suçortağı.

Civil : İç. Resmi. Devlete ait. Hükümete ait. Sivil. Uygar. Osmanlılarda, seyfiye ve ilmiye sınıflarından olmayan devlet görevlileri sınıfı. Nezaketli. Laik.

Blander : Uysal. Mülayim. Yumuşakbaşlı. Yavan. Fazla tatlı olmayan. Tatsız. Şahsiyetsiz. Tadı bebek maması gibi ve hazmı kolay olan (yemek).

Attentive synonyms : oversolicitous, blancmange, chary, bon ton, punctilious, attics, meticulous, brittles, enwrapped, daintier, diligent, absorbed, heedful, comity, as soon as, adjuvant, chivalrous, adjoint, careful, classier, aristocratic, cannier, acolytes, wrapped, bland, considerate, elaborate, adjutants, observant, accessorily, adjunct, canniest, accessorial.

 

Attentive zıt anlamlı kelimeler, Attentive kelime anlamı

Inattentive : Önemsemez. Özen göstermeyen. Gafil. İtinasız. Bakar kör. Özensiz. İhmalci. Dikkatsiz. Dalgın. Dikkat etmeyen.

Unconcerned : Kaygısız. Aldırmaz. Kayıtsız. İlgisiz.

Inattentiveness : Dalgınlık. Savrukluk. Dikkatsizlik.

Attentive antonyms : heedless.

Attentive ingilizce tanımı, definition of Attentive

Attentive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Heedful. Regarding with care or attention. Intent. Observant.