Dialog türkçesi Dialog nedir

Dialog ile ilgili cümleler

English: The teacher asked the students to practice the dialogue in pairs.
Turkish: Öğretmen öğrencilerin ikili grup halinde diyaloğu patik yapmalarını istedi.

English: The writer is very good at a dialog.
Turkish: Yazar iletişimde çok iyi.

English: Diplomatic dialogue helped put an end to the conflict.
Turkish: Diplomatik diyalog çatışmayı bitirmeye yardımcı oldu.

Dialog ingilizcede ne demek, Dialog nerede nasıl kullanılır?

Dialog box : (bilgisayar) bir bilgisayarda kullanıcıya seçeneklerde bulunma ve veri girişi yapma olanağı vermek için açılan pencere. İletişim penceresi. Sorgu kutusu. İletişim kutusu.

Dialog box option : İletişim kutusu seçeneği.

Dialog editor : İletişim düzenleyici. İletişim düzenleyicisi.

Dialog frame : İletişim kutusu çerçevesi.

Dialog sheet : İletişim kutusu sayfası.

Common dialog library : Ortak iletişim kitaplığı.

Job control dialog box : İş denetim iletişim kutusu.

Display delete confirmation dialog : Silme onay iletişimini göster.

Truetype fonts dialog box : Truetype yazıtipleri iletişim kutusu.

Undefined dialog record field : Tanımsız iletişim kaydı alanı.

 

İngilizce Dialog Türkçe anlamı, Dialog eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dialog ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Words : Sözcük sayısı. Kelimeler. Sözcükler. Laf. Ağız kavgası. Sözler. Güfte. Sözcük. Hukuki terimler ve ibareler. Kavil.

Telecommunications : Uziletişim. Telekomunikasyon. Telekomünikasyon.

Dialogue : Mükaleme. Oyunun gelişiminde asal görevi olan, kişiler arasındaki konuşmanın tümü. konuşma örgüsü, bir oyunun olay dizisini ileri götürmek, oyun kişilerini nitelendirmek ve çatışmaları ortaya çıkarmada önemli bir araçtır. Bilgi alışverişinde bulunmak amacıyla iki kişi arasında geçen karşılıklı konuşma ya da ikili görüşme. Bir oyunda iki kişinin birbiriyle konuşması.

Intercommunication : Temas ve haberleşme. Dahil haberleşme. İç haberleşme. Haberleşme. Birbiriyle haberleşme.

Intercommunications : Birbiriyle haberleşme. Haberleşme. İç haberleşme. Temas ve haberleşme.

Book : Liste. Yer ayırtmak. Yazılmış ya da basılmış yaprakların bir araya getirilmesinden oluşan, 49 sayfadan az olmayan ve bir konuyu belirli bir düzen içinde sunan yapıt. Kitap. Ayırtmak. Peylemek. Yer tutmak. Deftere geçirmek. Tutmak. Opera metni.

Fenestra : Küçük açıklık. Küçük delik. Fenestra. Kemikte küçük delik. Delik (anatomi terimi). Pencere benzeri açıklık (mimarlık).

Dialogues : İletişim öğeleri. İletişim kutuları. Diyaloglar.

Causeries : Sohbet. Çene çalma. Söyleşi. Gevezelik. Makale (sohbet biçiminde).

Aperture : Irakgörür fotoğraf makinesi gibi optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği deliğin çapı. Göz. Aralık. Menfez. Gedik. Açıklık. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Işık düzengeci açıklığı. Fotoğraf makinesi açıklığı.

 

Dialog synonyms : literary work, playscript, literary composition, actor's line, conversation, colloquium, transport and communication, exchange of words, transmissions, dual conversation, narrator, window, colloquiums, conversations, colloquies, duologues, delivery, communication, causerie, concourses, communications, script, film gate, scripts, speech, inlier, expressing, windows, duologue, colloquy, interlocution, concourse, discoursing.