Dielectric türkçesi Dielectric nedir

  • Dielektrik.
  • Yalıtkan madde.
  • İçyükül.
  • Elektriği iletmeyen.
  • Elektrik geçirmez.
  • Yalıtkan.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Bir dış elektrik alanı etkisinde, iç yükleri sınırlı sürçmelere uğrayan ya da çiftucaylı özdecikelri dönerek dış alanla etkileşen, böylece iç yapısı üzerinde bilgi edinilen yalıtkan bir özdek. anlamdaş yalıtkan.
  • Geçirmeyen madde.
  • Elektrik geçirmeyen.
  • Dielektrik madde.
  • İzole.

Dielectric ingilizcede ne demek, Dielectric nerede nasıl kullanılır?

Dielectric absorption : İçyükül soğurumu. Dielektrik soğurumu. İçyükül soğurum. Kimi içyüküllerde dalgalı elektrik alanının ucaylı özdecikleri döndürerek elektriksel erke soğurumuna yol açması. Dielektrik soğurması.

Dielectric amplifier : Dielektrik amplifikatör.

Dielectric antenna : Dielektrik anten.

Dielectric capacity : Dielektrik kapasite.

Dielectric constant : İçyükül değişmezi. Dielektrik katsayısı. Dielektrik değişmezi. Dielektrik sabiti. Yalıtkan bir özdeğin kendi iç yüklerinin ve çiftucaylarının bir dış alanla etkileşimlerinden kaynaklanan sığa ve iletkenlik değişimlerini belirleyen katsayı. Dielektrik sabit. Dielektrik sabitesi.

Dielectric lens : Dielektrik mercek. Dielektrik radar merceği.

Dielectric heating : Dielektrik ısıtıma. Dielektrik ısınması. Dielektrikli ısıtma. İçyükül ısıtma.

 

Dielectric guide : Dielektrik kılavuz.

Dielectric dispersion : Dielektrik dağılımı.

Dielectric diode : Dielektrik diyodu.

İngilizce Dielectric Türkçe anlamı, Dielectric eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dielectric ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mica : Mika. Önemli kayaç yapıcı mineral grubu. (demir ve magnezyum karışığı ile birlikte alüminyum silis tuzları. hepsinin metalik olmayan parıltısı, tam bir dilinimi ve altı kenarlı enine kesitleri vardır. en önemli çeşitleri: muskovit (ak mika): potasyumlu mika, kaı2 (oh,f2 / aısi3o9); ak, sertlik 2-2.5, özgül ağırlık 2.78-2.88; serisit: ufak taneli ve normal kristal şeklini göstermeyen muskovit; biotit (kara mika): magnezyum ve demir mikası, k (mg, fe)3 (oh)2 (al, fe) si3o10 kahverengi, yeşil, kara; çizgi ak, kahverengi yeşilimsi; sertlik 2.5-3, özgül ağırlık 2.8-3.2. Doğada, ince, saydam katmanlar olarak bulunan silis minerallerinin genel adı. Evrenpulu. Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır.

Isolated : Yalıtık. İstisnai. Birbaşına. Mahsur kalan. Tek. Ayrı. Ayrılmış. Yalnız.

Absolute concentration : Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir. Saltık derişim.

Insulations : Yalıtma. Yalıtım. İzolasyon. Tecrit etme. Tecrit. Yalıtım maddesi.

Stuff : Zırva. Saçmalık. Tahnit etmek. Uyuşturucu. Şey. Tıkıştırmak. Eşya. Öz. Kereste. Kumaş.

In loneliness : Kendi kendine. Kendi başına. Tek başına. Yalnız.

Material : Kumaş. Gerekli. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Bez. Maddi. Özdeksel. Gereç. Maddeci. Madde. Bedensel.

 

Insulated : Ayrı tutulmuş. Yalıtımlı. Yalıtkanlı. Yalıtık. İzole edilmiş. Ayrılmış. Kapatılmış. Yalıtılmış.

Accelerometer : Hızlanma ölçer. İvmeölçer. İvme ölçme aleti. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvme ölçer. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. Akselerometre. İvmelenmeyi ölçen cihaz. Hızlanmayı.

Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. Saltık büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü.

Dielectric synonyms : insulation, micas, absorptivity, absorption band, absolute units, absolute zero, absorption edge, acoustic absorptivity, nonconductor, insulator, insulating compound, isolator, abnormal reflection, dielectrics, insulating material, non conducting, insulating, abampere, bushing, abcoulomb, insulators, nonconductors, accumulation coefficient, acoustic feedback, non conductor, isolating, absorption loss, mineral wool, nonconducting, insulants, glass wool, dielectric current, absorptiometer.

Dielectric zıt anlamlı kelimeler, Dielectric kelime anlamı

Conductor : Paratoner. Orkestrayı yöneten, bir müzik yapıtını yönettiği orkestra ile yorumlayan ve uygulayan sanatçı. Lider. İdareci. Rehber. Isı, elektrik gibi erke türlerini ileten ortam. Yol gösteren. Elektrik akmının ve ısıl erkenin akabileceği düşük dirençli uçun, sıvı ya da katı özdek. Kılavuz. Önder.

Dielectric ingilizce tanımı, definition of Dielectric

Dielectric kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A nonconductor. separating a body electrified by induction, from the electrifying body. Any substance or medium that transmits the electric force by a process different from conduction, as in the phenomena of induction.