Yalıtkan nedir, Yalıtkan ne demek
Yalıtkan; bir fizik terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Elektrik iletkenliği sıfır veya çok zayıf olan (cisim veya madde), izolatör, iletken karşıtı.
- Herhangi bir teması, sürtünmeyi önlemek için elektrik iletkenlerini saran, koruyan porselen, kauçuk vb. madde

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:
Isı ya da kıvı geçirmeyen (özdek, nesne ve benzeri).
Bir fizik terimi olarak tanımı:
Belli bir sıcaklığa dek ısı, elektrik, ses ve benzeri biçimlerde erkeyi iletmeyen (özdek). anlamdaş içyükül.
Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:
Elektrik akımına karşı yüksek direnç gösteren, elektrik akımına yol vermeyen.
Kimya'daki anlamı:
Elektrik, ısı ve ışığın geçişini engelleyen madde.
Bilimsel terim anlamı:
Elektrik akımını, ısıyı iletmeyen ya da çok az ileten özdek.
(I) Yalıtım yapan özdek.
(II) Yalıtım yapabilecek özellikte olan.
elektrik: a. Herhangi bir değmeyi, sürtünmeyi önlemek için, elektrik iletkenlerini saran, koruyan porselen, kauçuk ve benzeri bölüm. b. Yalıtımda kullanılan her türlü özdek.
fizik: Isı ya da elektrik geçirmeyen, (özdek, nesne ve benzeri).
İngilizce'de Yalıtkan ne demek? Yalıtkan ingilizcesi nedir?:
isolator, nonconductor, insulation, insulator, non conductor, insulating, isolating
Osmanlıca Yalıtkan ne demek? Yalıtkan Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
mücerrit
Yalıtkan hakkında bilgiler
Yalıtkan (dielektrik), bir elektrik akımı taşıyabilecek serbest elektronları olmayan, bir elektrik alanıyla kutuplanma özelliği taşıyan, elektrik iletkenliği sıfır veya çok zayıf olan cisim veya madde. Özdirençleri çok yüksek olduğundan, elektrik akımlarını ancak güçlükle geçirebilen maddeler için kullanılır.
Yalıtkanlarda elektronlar, bir molekülden öbürüne güçlükle geçer; eğer bir yalıtkanın atomlarından biri bir elektronu yakalarsa, bu elektron atoma bağlı kalır; oysa iletken bir cisimde, bütün kütle içinde dolaşır.
Yalıtkan anlamı, kısaca tanımı:
Elektrik : Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma.
İletken : Akım, ısı, ses vb.ni geçiren (madde), nâkil, yalıtkan karşıtı. Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere aktaran (madde, şey).
Sıfır : Kendi başına değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde sağına geldiği rakamı on kere büyüten işaret (0). Olmayan, bulunmayan. Kötü, başarısız, verimsiz. Yeni, kullanılmamış. Hiçbir değeri olmayan şey.
Zayıf : Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Önemli, güvenilir olmayan. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Başarısızlığı gösteren not. Çok az.
Madde : Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Para, mal vb. ile ilgili şey. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Molekül. Bir cismi oluşturan öge, öz. Duyularla algılanabilen nesne.
Yalıtkanlık : Yalıtkan olma durumu.
İzolatör : Yalıtkan.
Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.
Temas : Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. Değme, dokunma, dokunuş, değinti. Dokunma. Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet. Değinme, sözünü etme, bahsetme.
Sürtünme : Sürtünmek işi. Yüzeyleri birbirinin üstüne gelerek biri veya her ikisi ötekine göre ters doğrultuda kayan iki cismin durumu, delk.
Önlemek : Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak. Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek.
Porselen : Bu hamurdan yapılmış (tabak vb.). Kaolinden yapılma, beyaz, sert ve yarı saydam çömlek hamuru.
Kauçuk : Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından veya bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek madde. Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi, lastik ağacı, kauçuk (Ficus elastica). Bu maddeden yapılmış.
Akım : Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan. Debi.
Yalıtkan gereç : Yalıtkanlık özelliği gösteren gereç.
Yalıtkan şerit : Elektrik akımına karşı yalıtım sağlayan, akım geçirmeyen şerit.
Diğer dillerde Yalıtkan anlamı nedir?
İngilizce'de Yalıtkan ne demek? : adj. dielectric
n. insulator
Fransızca'da Yalıtkan : isolant/e
Almanca'da Yalıtkan : n. Nichtleiter
Rusça'da Yalıtkan : n. изолятор (M), непроводник (M)
adj. изоляционный, изолирующий

Bu kısımda Yalıtkan nedir? Yalıtkan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yalıtkan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yalıtkan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.