Kauçuk nedir, Kauçuk ne demek
Kauçuk; bir bitki bilimi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi, lastik ağacı, kauçuk (Ficus elastica).
- Bu maddeden yapılmış.
- Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından veya bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek madde

- Doğal kauçuktan hazırlanan dolgu gereci. Oturma ve yatma mobilyalarında esneklik sağlar
"Kauçuk" ile ilgili cümleler
- "Kış ortasında hâlâ kauçuk altlı bez ayakkabılar vardı ayağında." - N. Cumalı
Biyoloji'deki anlamı:
Başlıca Hevea cinsi türlerinin uzun izopren ve hidrokarbon polimerlerini içeren sütü.
Kimya'daki anlamı:
Vulkanizasyon ile Heveanın sütlü sıvısından (lateks) elde edilen doğrusal (lineer) polimer bir madde..
Bilimsel terim anlamı:
Hevea Brasiliens ağacının lateks adı verilen özsuyundan elde edilen, 2-metil bütadiyenin çoğuzlaşmasıyla oluşan esnek katı özdek.
İngilizce'de Kauçuk ne demek? Kauçuk ingilizcesi nedir?:
rubber, natural rubber, caoutchouc, indiarubber-rubber
Fransızca'da Kauçuk ne demek?:
caoutchouc
Kauçuk hakkında bilgiler
Kauçuk, bazı tropikal bitkilerin özsuyundan (lateks) ya da petrol ve doğal gazdan imal edilen esnek bir madde. Ağaçların özsuyundan üretilene doğal kauçuk, petrol ürünlerinden üretilene sentetik kauçuk denir. Her iki tür de çok yönlü maddelerdir. Kauçuktan yapılmış olan eşyalar genellikle lastik olarak adlandırılır.
Anavatanı Güney Amerika olan kauçuk ağacı (Hevea brasiliensis), günümüzde daha çok Brezilya, Seylan, Meksika, Cava Adası, Orta ve Doğu Afrika'da yetişir. Yüzlerce yıldan beri, doğal kauçuk, kauçuk ağacına çizikler atmak suretiyle süt halinde akan içindeki özsuyu toplayarak, bu suyu kurumaya ve sertleşmeye bıraktıktan sonra çeşitli muamelelerle kullanılarak elde edilmektedir. 20. yüzyıl boyunca, kimyadaki ilerlemeler, yağdaki kauçuğun kullanılarak suni versiyonunun yapılmasına imkân tanıdı. Her yıl üretilen 18 milyon ton kauçuğun üçte ikisi sentetiktir.
Türkçeye Fransızcadan geçen sözcüğün kökeni Keçuva dilindeki kauchuk sözcüğüdür. Kauçuk bazı Batılı dillerde "silgi" (rubber) veya "Hindistan silgisi" olarak adlandırılır. Bunun nedeni 1744 yılında Avrupa'ya Hindistan'dan getirilmesi ve ilk etapta sadece yazı silgisi olarak kullanılmasıdır.
Kauçuk Keçuva dilinde, "ağlayan ağaç" anlamına gelir.
Kauçuk ile ilgili Cümleler
- Kauçuk hortumdan bu parçayı al
- Senin şekerli çöreklerinin kauçuk kıvamına sahip olduğunu söylediğim için üzgünüm.
- Birkaç hafta sonra, doktorlar Cleveland'a sert kauçuktan yeni bir çene çıkışı yaptı.
Kauçuk anlamı, kısaca tanımı:
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Amerika : Dünya üzerinde yer alan bir kıta.
Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
Ağaç : Tahta, kereste. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.
Petrol : Yoğunluğu 0,8-0,95 arasında olabilen, hidrokarbürlerden oluşmuş, kendisine özgü kokusu olan, koyu renkli, arıtılmamış, doğal yanıcı mineral yağ, yer yağı.
Esnek : Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki. Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Değişik yorumlara elverişli.
Madde : Para, mal vb. ile ilgili şey. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Molekül. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.
Kauçuk toplamak : Otomobil yarışlarında pistteki lastik parçalarını yavaş gidip lastik üzerine yapışmasını sağlayarak toplamak.
Kauçuk ağacı : Kauçuk.
Kauçuklu : Kauçukla kaplanmış veya birleşiminde kauçuk olan.
Gövde : Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. Bir şeyin asıl bölümü.
Odunsu : Odunu andıran, oduna benzeyen, odun gibi, odunumsu. Kaba, iri, heybetli.
Yapışkan : Yapıştırıcı. Gitmek bilmeyen. Yapışma özelliği olan.
Kıvam : Spor çalışmalarında başarılı olunabilmesi için fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum. Sıvıların koyuluk derecesi. Bir şeyin en uygun zaman veya durumu. Sıvılarda koyuluk, yoğunluk.
Yaprak : Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü.
Oval : Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı, söbe, beyzi. Özellikle elips gibi iki simetri ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu şekil.
Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
Tropikal : Tropika ile ilgili, tropika bölgesinden olan.
Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.
Kauçuk ayaklık : Gezi çiftekerlerinde kullanılan bir ayaklık türü.
Kauçuk çene hastalığı : Böbrek osteodistrofisi.
Kauçuk dren : Yaralarda direnaj amacıyla kullanılan, boyutları 12-24 mm. Ve çapları 2-20 mm. Arasında değişen delikli veya deliksiz borular.
Kauçuk köpek eniği sendromu : Kalıtsal kollajen displazisi.
Kauçuk tutkal : Kauçukla hazırlanan ağaç yapıştırıcısı.
Kauçuklu kıl : Kıl ya da bitkisel lifler üzerine eriyik halinde kauçuk püskürtülerek belli kalınlıkta biçimlendirilen döşeme gereci.
Diğer dillerde Kauçuk anlamı nedir?
İngilizce'de Kauçuk ne demek? : adj. rubber
n. caoutchouc, india rubber, rubber, gum, gum elastic
Fransızca'da Kauçuk : caoutchouc [le]
Almanca'da Kauçuk : n. Gummi, Kautschuk
Rusça'da Kauçuk : n. каучук (M)

Bu kısımda Kauçuk nedir? Kauçuk ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kauçuk tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kauçuk hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.