Petrol nedir, Petrol ne demek
Petrol; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Yoğunluğu 0,8-0,95 arasında olabilen, hidrokarbürlerden oluşmuş, kendisine özgü kokusu olan, koyu renkli, arıtılmamış, doğal yanıcı mineral yağ, yer yağı

"Petrol" ile ilgili cümle örnekleri
- "Kamyonlar yarı benzin, yarı petrolle çalışmaya uğraşıyor." - A. Gündüz
Fransızca'da Petrol ne demek?:
pétrole
Petrol anlamı, tanımı:
Petrol lambası : İçinde petrol ürünleri yakılarak aydınlatmayı sağlayan araç. Gaz yağı yakan aydınlatma aracı.
Petrol mavisi : Koyu mavi ile koyu yeşil karışımı bir renk. Bu renkte olan.
Petrolcü : Petrol ve türevlerini alıp satan kimse. Petrol arama, bulma işiyle uğraşan kimse.
Petrolcülük : Petrolcü olma durumu.
Petroloji : Yer biliminde kayaçların oluşum mekanizmalarını inceleyen uzmanlık alanı.
Petrolojik : Petroloji ile ilgili.
Yoğun : Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Şişman, iri, tombul. Kaba, kalın, iri (elek, iğne). Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Koyu, kalın.
Hidrokarbür : Hidrokarbon.
Koku : Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu. Güzel kokmak için sürülen esans. Belirti, işaret.
Renkli : Neşeli, canlı, ilgi çekici. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).
Doğal : Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Doğada olan, doğada bulunan. Katıksız, saf.
Mineral : İçinde inorganik maddeler bulunan. Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde.
Akaryakıt : Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.
Petrol ana kayacı : İçinde petrolün ilkel olarak oluştuğu ve asıl kaynağı olan kayaç.
Petrol bölgesi : Petrol yataklarının toplandığı bölge.
Petrol dışsatımcısı arap ülkeleri örgütü : Petrol dışsatımı yapan Arap ülkeleri arasında üye ülkeler arasındaki işbirliğini artırarak petrol sanayisini geliştirmek amacıyla 1968 yılında Kuveyt, Libya ve Suudi Arabistanın katılımıyla kurulan ve Katar, Suriye, Mısır, Irak, Cezayir, Bahreyn, Birleşik Arap Emirliklerinin katılımıyla genişleyen örgüt.
Petrol dışsatımcısı ülkeler örgütü : Ekonomisi petrolden elde edilecek gelirlere bağlı gelişmekte olan ülkeler arasında petrol fiyatlarında istikrarı sağlamak veya yükseltmek amacıyla 1960 yılında yapılan Bağdat Konferansında İran, Irak, Kuveyt ve Venezüella tarafından kurulan ve daha sonra Katar, Endonezya, Libya, Cezayir, Nijerya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Angolanın katılımıyla genişleyen örgüt.
Petrol eteri : gazolin (kimya)
Petrol gazı : Ham petrolün damıtılmasından ele edilen bir gaz yakıt.
Petrol kokusu : (kimya)
Petrol kolaylığı : Petrol dışalımı yapan ülkelerin ödemeler bilançolarındaki ani kötüleşme sorunlarını çözmek ve acil finansman sağlamak amacıyla IMFnin 1975 yılında oluşturulmuş kredi mekanizması.
Petrol naftası : Ham petrolün damıtılmasından elde edilen, ana bileşenleri alkanlar ve naftenler olan karışıma verilen ad.
Petrol sızıntısı : Petrolün doğal olarak az çıktığı kaynak.
Petrol ile ilgili Cümleler
- Kardeşlik bir yere kadar, petrol başladı mı kardeşlik biter değil mi, Chucky'cim?
- Bu ülke petrolün önde gelen ithalatçısı.
- Petrol artık ucuz bir yakıt değil.
- Hidroelektrik yenilenebilir bir kaynaktır ama petrol, kömür ve doğal gaz değil.
- Petrol Arabistan'da bolca bulunur.
- Petrol arzı sınırsız değildir.
- Düşük petrol fiyatlarının semeresini kim toplayacak?
- Petrol eski zamanlardan beri önemli olmuştur.
- Petrol eski çağlardan beri önemli olmuştur.
- Petrol bağımlılığından yenilenebilir enerji toplumuna uzun bir yol var.
- Petrol boru hattı sızıntı yapıyor.
- Demokrasi petrol zengini ülkelerde savunulmalı ama Suudi Arabistan'da değil.
- Bush Orta Asya petrolünü kontrol etmek için savaşmak istemiyor.
- Ben komplo teorilerine inanmam. Ben sadece Orta doğu'da tükenmiş uranyum patlayıcı ve fosfor bombalarının kullanımı ve petrol ve diğer stratejik hedefler için Irak ve Afganistanın imhası gibi gerçeklere inanıyorum.
Diğer dillerde Petrol anlamı nedir?
İngilizce'de Petrol ne demek? : n. fuel, gasoline (British); petroleum
adj. oilbearing
n. oil, petroleum, rock oil, fossil oil
Fransızca'da Petrol : pétrole [le], l'or noir
Almanca'da Petrol : n. Petroleum
Rusça'da Petrol : n. керосин (M), нефть (F)
adj. керосиновый, нефтяной

Bu kısımda Petrol nedir? Petrol ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Petrol tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Petrol hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.