Dikil nedir, Dikil ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Horoz.

Alık.

Dikil ile ilgili Cümleler

  • “Bütün arkadaşlar yarın ele ele vererek karşınıza dikilirler.”
  • “Gidip iskelenin başına dikiliyor gelen yolcuyu buyur etmek için.”
  • Delikanlı ol da adam gibi karşımda dikil, bana benim yanımdaymışsın gibi davranma.
  • Koro sütunların etrafında dikilir. Bu kemerler ve tonozlara dayanılarak yapılır. Bu uygulama ayakta olarak adlandırılır.
  • Ali kapının dışında dikiliyor.
  • O bina sanırım beş yıl önce dikildi.
  • Anıt Metalürji Kültür Sarayı ana giriş meydanında dikildi.
  • Orada öyle dikilme. İçeri gir.
  • Burada dikilip durma!
  • Bu ağaç büyükbabam tarafından dikildi.
  • Neden hâlâ başımda dikiliyorsun?
  • Çavuş Dan Anderson polis karakolunun etrafına barikat dikilmesini emretti.
  • “Şimdi kulakları, seslerimize dikilmiş bir köpek gibi yatıyordu.”
  • “Dükkânın önünde bu kadar dikilip kalmasının sebebi de bu olabilirdi.”
  • “Sizi bucak bucak arayan ölüm, nihayet izinizi bulup karşınıza dikildi mi?”

Dikil ile ilgili Atasözü veya Deyim

başına dikilmek : birinin yanından uzaklaşmamak, onu denetim altında bulundurmak bir işi yaptırmak için birinin yanında ayakta durmak bir şeyin yanında ve ayakta beklemek.

dikilip durmak (veya kalmak) : bir yerde kısa bir süre ayak üstünde durmak.

 

karşısına dikilmek : birinin karşısında durmak karşıt olmak engel olmak.

kulağı dikilmek : konuşulanları dinlemek için dikkat kesilmek.

önüne dikilmek : gelip karşısında durmak, karşısına dikilmek karşısındakine engel olmak istediğini söz veya davranışıyla göstermek.

Dikil anlamı, tanımı

Diki : Biraz, bir parça, azıcık. Çalımlı(kimse). [Bakınız: dıkı]. Tane: Üç diki şeker ver. Et parçası. Kemikli ya da kemiksiz pişmiş et, kavurma. Etli ufak kemik parçası. Pamuk ipliği. İplik

Dikilebilme : Dikilebilmek işi.

Dikilebilmek : Dikilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Dikilenti : Yel, sancı.

Dikilgen : Yel, sancı. Sancı.

Dikili tarım arazileri : Meyve, asma, fındık, fıstık, gül, çay gibi ağaç, ağaççık ve çalı biçimindeki çok yıllık bitkilerin dikili olduğu tarım arazileri.

Dikilik : Yün ve tiftikten bükülerek yapılan ince ip.

Dikilikaya : Eskişehir ilinde, Çifteler belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Dikilitaş : (Mimarlık) Önemli bir olayın ya da bir utkunun anısı için dikilmiş tek parça yüksek taş. Dikine yerleştirilmiş, tek parça taştan yapılmış anıt. Adana ilinde, Kozan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Adana şehri, Kösreli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Adıyaman şehri, Kızılin nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Ankara kenti, İkizce nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İçel kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kayseri ilinde, Örenşehir bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya şehri, Seydişehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Manisa kenti, Demirci belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Niğde şehri. Sivas kenti, Yavu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

 

Dikiliverme : Dikilivermek işi.

Dikilivermek : Ansızın veya çabucak dikilmek.

Dikilme durmak : Vücudun belirli bir yerine sancı girmek, saplanmak: Geçen gün sırtıma bir dikilme durdu hiç iş yapamıyorum.

Dikiltokmak : Tepe taklak: Dikiltokmak düştü.

Gün dikilmek : Öğleye yaklaşmak. Öğle vakti olmak.

Gün göğe dikilmek : Güneş zeval noktasına gelmek.

Nişan dikilmek : İşaret konulmak.

Tömbe dikilmek : Takla atmak.

Dikili : Dikilmiş olan. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Dikili taş : Önemli bir olayın durumu veya bir zaferin anısı için dikilmiş tek parça yüksek taş, obelisk.

Dikiliş : Dikilme işi.

Dikilme : Dikilmek işi.

Dikilmek : Dikme işi yapılmak. Ayakta durmak. Karşı koymak, engellemek. Dik duruma gelmek. Bazı üreme organları dokularına kan dolmasıyla sert ve dik bir duruma gelmek. Göz belli bir noktaya uzun süre bakmak.

Gün dikilmesi : Tam öğle vakti, zeval.

Diğer dillerde Dikgen kümeler anlamı nedir?

İngilizce'de Dikgen kümeler ne demek ? : orthogonal sets