Diorite türkçesi Diorite nedir

  • Diyorit.
  • Diorit.
  • Derinlik kayacı. (kayaç yapıcı mineralleri plajioklas -andezin-, piroksen, ambifol ve biotit. derinlik kayaçlarının yansız üyelerindendir; asitli üyelerle granodiorit, kimi üyelerle dioritgrabro geçiş kayaçları verir. kuarslı olanlarına kuarslı diorit denmektedir.).
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Feldispat ve ferromagnezyum silikatlardan oluşan koyu renkli volkanik bir taş çeşidi (jeoloji).
  • Yeşiltaş.

Diorite ingilizcede ne demek, Diorite nerede nasıl kullanılır?

Diorite stone : Yeşiltaş. Diyorit.

Diorites : Diyorit. Diorit. Yeşiltaş.

Dioritic : Dioritik. Diorit içeren.

Diorism : Tanım.

Dioristic : Ayırt edici. Belirleyici.

Diorthotic : Düzeltici.

Dioramic : Diyaromaya ait olarak.

Radioresistant : Radyasyonun biyolojik etkisine karşı dirençli olma. Radyorezistan. Radyorezistans.

Cardiorespiratory sounds : Bronkobronşiyal solunum seslerine benzeyen, genellikle çok zayıf, kısa hohlama sesi biçiminde olan, sağlıklı kalbe yakın olan solunum yollarında, sistole bağlı olarak kalp çevresinin küçülmesiyle civarda bulunan akciğer kısımlarına, aynı anda genişleyen alveollere hava akımı nedeniyle oluşan, gerçek solunum seslerinin aksine kalp vurumuyla senkrone olan sesler. Kardiyorespiratorik sesler.

Cardiorespiratory : Kardiyorespiratuvar. Kalp ve solunumla alakalı.

 

İngilizce Diorite Türkçe anlamı, Diorite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diorite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Abyss : Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Hufre. Cehennem. Tamu. Uçurum. Dibi olmayan çukur. Dipsiz gibi görünen yer. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Varta. Abis.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Igneous rock : Püskürük kayaç. Korkayaç. Volkanik kayaç. Kor kayaç. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Volkanik kaya. Püskürük kaya. Magmatik kaya. Magmanın katılaşmasıyle oluşmuş kayaç. Magmatik kayaç.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Absolute age : Mutlak yaş. Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş.

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Mutlak kronoloji.

Diorite synonyms : diorites, diorite stone, algonkian, acid fumarole, smaragdite, agricultural geology, alkali rocks, abrasive power, after shock, adventive cone, abysal environment, acrozone.

Diorite ingilizce tanımı, definition of Diorite

Diorite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An igneous, crystalline in structure, consisting essentially of a triclinic feldspar and hornblende. It includes part of what was called greenstone.