Diorit nedir, Diorit ne demek
Diorit; Jeoloji alanında kullanılan bir terimdir.
Jeoloji'deki terim anlamı:
Derinlik kayacı. (Kayaç yapıcı mineralleri plajioklas -andezin-, piroksen, ambifol ve biotit. Derinlik kayaçlarının yansız üyelerindendir; asitli üyelerle granodiorit, kimi üyelerle dioritgrabro geçiş kayaçları verir. Kuarslı olanlarına kuarslı diorit denmektedir.).
Diorit kısaca anlamı, tanımı
Derinlik kayaçları : Yer kabuğunun derinlerinde, büyük kütleler biçiminde katılaşmış magma kayaçları
Derinlik : Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.
Piroksen : Doğal kalsiyum, magnezyum ve demir silikatlarına verilen ad.
Mineral : Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde. İçinde inorganik maddeler bulunan.
Andezin : [Bakınız: feldspatlar].
Asitli : Sudaki çözeltilerinde hidronyum yükünü H3O+ veren bileşikler ve bunların çözeltilerinin genel özelliği.
Yapıcı : Yapan, oluşturan, ortaya çıkaran, meydana getiren. Yapı ustası. Önemli ve yararlı işler yapan. Olumlu.
Kayacı : Sarp kayalıklara çıkıp, Osmanlı sarayı için şahin ve atmaca yavrularını yuvalarından toplayan kimse. İçel şehrinde, Erdemli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Tunceli kenti, Akpazar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Yansız : Birinden yana olmayan veya bir düşünceye, bir isteğe katılmayan, onu desteklemeyen, yan tutmayan, tarafsız, bitaraf, nötr. Turnusol gibi bir ayıraç karşısında, asit ve alkali tepkisi göstermeyen, nötr. Elektriğe karşı hiçbir tepkisi olmayan, nötr.
Denmek : Ad verilmek. Söylenmek, sözü edilmek.
Yansı : Bilgisayar veya tepegözle hazırlanan saydamın yansıtılmasıyla perdede ortaya çıkan görüntü. Akis. Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikâs. Tepke.
Kuars : En yaygın kayaç yapıcı mineral. (SiO2; metalimsi olmayan parıltı, renksiz, yabancı karışımlar yüzünden çeşitli renklerde; çizgi renksiz; sertlik 7 özgül ağırlık 2.65; hekzagonal. İyi kristallenmiş ve saydam renksiz olanları Necef taşı (Bergkristal), duman rengi olanları dumanlı kuars, açık sarı renklileri sitrin, mor renklileri mortaş (Ametist), altın gibi parlak olanı avanturin (hacer-ül berk), pembe renkli olanları da pembe kuars (rosenkuarz) adiyle ziynet taşı olarak kullanılırlar. Kuarsın mikrokristalin çökeltileri kalsedon (akiki belgami)dur. Renklerine göre şöylece adlandırılır: krizopras (kiraz boncuğu); elma yeşili rengindedir. heliotrop: (kantaşı): Kırmızısı beneklidir. karneoh (katmerli Süieymani): Yeşilimsi ya da kan kırmızı rengindedir. sarder: Portakal renginde, saydamdır. safirin: Mavi renklidir. mekketaşı (akiki Yemani): Bileşiminde Mn ve Fe bulunur; koyu renkleri akik ve jasptır. genellikle silisyum tuzlarının değişmesi sonucu oluşmuş ve çeşitli miktarlarda su kapsayan silis jeli çökeltileri ise opal dir. Renk ve yapısına göre, çok renkli ve süs taşı olarak kullanılan soy opal (ayn-üş şems), süt rengindeki süt opal, apak ve saydam olanı hiya-lit (opal-i zucâci), kırmızı renkteki ateş opali (opal-i nâri) adlarını alırlar.).
Denme : Denmek işi.
Kayaç : Yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle, külte, porfir.
Derin : Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yoğun. Dip. Uzun süren. İçten gelen. Ayrıntılı. Yüzeyden içeri inen.
Geçiş : Geçme işi. Herhangi bir durumdaki değişme, intikal. Bir parça süresince bir tondan başka bir tona atlama. Resimde iki ayrı rengi birbirine bağlayan ara ton. Ses organlarının bir durumdan ötekine geçmesi.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Plaj : Kumsal.
Diğer dillerde Diorit anlamı nedir?
İngilizce'de Diorit ne demek ? : diorite

Bu kısımda Diorit nedir? Diorit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Diorit tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Diorit hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.