Dipsases türkçesi Dipsases nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Susatangiller.
  • Sürüngenler (reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (squamata) takımının, yılanlar (ophidia) alt takımının, su yılanları (colubriformia) bölümünün, geride oyuklular (opishoglypha) grubundan bir familya.

Dipsases ingilizcede ne demek, Dipsases nerede nasıl kullanılır?

Haemadipsa : Sülük türüi. Kara sülükleri cinsi.

Dips : Eğim yapmak. Elini cebine atmak. Çökmek. Dalış yapmak. Batırmak. Batmak. Bandırmak. Dalmak. Daldırmak. Bayrağı yarıya indirmek.

Dipso : İçki alışkanlığı olan. Alkolik. Sarhoş.

Dipsomania : Doğru akım. Alkole aşırı düşkünlük. Dipsomani. İçki bağımlılığı. Direkt akım. Ayyaşlık. Alkoliklik.

Dipsomaniac : Alkolik. Dipsomanyak. İçki müptelası. Ayyaş. Dipsomanik.

Dipsticks : Ölçü mastarı. Sefil. Salak. İdiyot. Seviye çubuğu. Yağ göstergesi çubuk. Gösterge çubuğu. Ölçme çubuğu. Daldırmalı seviye ölçme çubuğu. Yağ ölçme çubuğu.

Dipsomaniacs : İçki müptelası. Dipsomanik. Dipsomanyak. Ayyaş. Alkolik.

Polydipsia : Çok susama. Polidipsi. Aşırı susuzluk. Çoksusama. Aşırı ve uzun süren susuzluk hissi, kronik ve aşırı susama. aşırı su içme.

Oil dipstick : Yağ seviyesi ölçme çubuğu. Yağ çubuğu. Yağ seviye çubuğu.

 

Dipsomaniacal : Alkoliklik ile ilgili. Alkolik olmaya özgü. Sürekli alkol iştahı olmakla ilgili.

İngilizce Dipsases Türkçe anlamı, Dipsases eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dipsases ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Teazel : Doğal şardon dikeni. Kumaş kabartıcı. Tarakotuyla kabartmak. Tarakotu. Kumaş tüyünü kabartmak. Tarak dikeni. Kaba tarak. Bir cins dikenli koçan. Tekstilde düğüm atmak. Fesçitarağı.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

 

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Dipsases synonyms : family dipsacaceae, genus dipsacus, teasle, dipsacaceae, asterid dicot genus, acacia, abiotic factor, aardwolf, a site, aardvark, aardvarks, abductor muscle, teasel.