Dire straits türkçesi Dire straits nedir
Dire straits ingilizcede ne demek, Dire straits nerede nasıl kullanılır?
Dire : Çok kötü. Dehşetli. Büyük. Müthiş. Acil. Son derece. Uğursuz. Berbat. Şiddetli. Vahim.
Straits : Boğazlar. Sıkıntı. Üzüntü. Yokluk. Güç durum. Darlık.
Be in dire straits : Darlık içinde olmak. Çok zor bir durumda olmak. Darda olmak. Çok güç durumda olmak.
In dire straits : Güç durumda. Darda. Müthiş sıkıntıda. Zor durumda. Çıkmazda.
Direct : Yönetim işi. Doğru. Çevirmek. Aydınlatmak. Yol göstermek. Tam. İdare etmek. Düz. Tereddütsüz. Duraklamadan.
Direct a business : Bir şirketi yönetmek. Ticari bir faaliyeti yönetmek. Bir işi yönetmek.
İngilizce Dire straits Türkçe anlamı, Dire straits eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dire straits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Annoyances : Kızgınlık. Üzüntü kaynağı. Sıkıntı kaynağı. Rahatsızlık. Baş ağrıtma. Kızdırma. Rahatsız etme. Baş belası.
Balls ache : Taşak ağrısı. Rahatsızlık. Boyun ağrısı. Rahatsızlık veren kimse veya şey (argo terim). Kıç ağrısı. Baş belası.
Narrow pass : Darboğaz.
Chasms : Toprakta veya kayalarda oluşmuş derin ve geniş çatlaklar. Yarık (derin). Boşluk. Kanyon. Büyük ayrılık. Ara. Duygusal farklılık. Gedik. Uçurum.
Defile : Tek sıra halinde yürümek. Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Kötüye kullanmak. Bulaştırmak. Boğaz. Yüksek genç dağlarda iki yamacı birleştiren derin, uçurum görünüşünde dar yol. Coğrafya, tarih alanlarında kullanılır. Dar geçit. Lekelemek.
Anxiety : Düşünce. Anksiyete. Kaygı. Kaygılılık. Tasa. Canlının içinde bulunduğu sıkıntılı duruma bağlı olarak gelişen psikonöretik bozukluk. Can atma. Merak. Bireylerin, toplumsal kümelerin herhangi bir güçlü istek ya da güdülerinin gerçekleşememesi olasılığı karşısında duydukları tedirginlik. Şiddetli istek.
Bottle neck : Geniş bir alandan dar bir alana geçiş birleşme yeri. Trafik sıkışıklığı. Dar boğazlı. Şişe boğazı.
Annoyance : Kızdırma. Üzüntü kaynağı. Rahatsızlık. Baş ağrıtma. Baş belası. Kızgınlık. Sıkıntı kaynağı. Rahatsız etme.
Adversities : Zorluk. Terslikler. Güçlük. Şanssızlık.
Boredom : Sıkılma. Afakan. Bun. Can sıkıntısı. Gına. Bir soruşturu ya da görüşmenin dönümcül sınırı aşacak düzeyde uzaması durumunda beliren ve yanıtların özgünlüğünü yitirmesine yol açan bıkkınlık. Bıkkınlık. İlinti. Usanç.
Dire straits synonyms : angsts, bottleneck, angst, agitation, anxieties, defiles, chasm, bores, bore, narrows, agitations, affliction, adversity, boredoms.

Bu kısımda Dire straits kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dire straits ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dire straits anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dire straits ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.