Disability türkçesi Disability nedir

  • Yetkisizlik.
  • Engellilik.
  • İş göremezlik hali.
  • Sakınca.
  • Kısıt.
  • Kifayetsizlik.
  • İlgi dağılması, yoğulum azalması gibi durumsal etkenlerden ya da bilgisizlik gibi sürecen özelliklerden ötürü bir yanıtlayıcının, istenen bilgiyi verme gücünden yoksun olma durumu.
  • Zaaf.
  • Mahzur.
  • Güçsüzlük.
  • Erksizlik.
  • Maluliyet.
  • Kişinin uygarlık haklarını kullanma yetkisinin yargı örgütünce kaldırılması. bunama, uçarılık, tutukluluk gibi nedenlerle kişiye ilişkin malını kullanma yetkisinin yasal kısıtlanması.
  • Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Ehliyetsizlik.
  • Malullük.
  • Sakatlık.
  • Yetersizlik.

Disability ile ilgili cümleler

English: Does Tom have a learning disability?
Turkish: Tom'un öğrenme güçlüğü var mı?

English: The World Health Organization says alcohol abuse is the third leading cause of death and disability in the world.
Turkish: Dünya Sağlık Örgütü alkolün kötü kullanımının dünyada ölümün ve sakatlığın önde gelen üçüncü sebebi olduğunu söylüyor.

English: Negotiating stairs for someone with a disability can be frightening.
Turkish: Özürlü biri için merdivenlerde görüşme korkutucu olabilir.

English: Everyone has the right to a standard of living adequate for the health and well-being of himself and of his family, including food, clothing, housing and medical care and necessary social services, and the right to security in the event of unemployment, sickness, disability, widowhood, old age or other lack of livelihood in circumstances beyond his control.
Turkish: Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.

 

English: Employers cannot refuse to hire workers because of their race, religion, ethnic origin, skin colour, sex, age, marital status, disability or sexual orientation.
Turkish: İşverenler ırkları, dinleri, etnik kökenleri, deri renkleri, cinsiyetleri, yaşları, medeni durumları, engellilikleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle işçileri işe almayı reddemezler.

Disability ingilizcede ne demek, Disability nerede nasıl kullanılır?

Disability benefit : Maluliyet maaşı. Sakatlık maaşı. Malüliyet tazminatı. Sakatlık tazminatı. Maluliyet tazminatı.

Disability benefits : Maluliyet tazminatı. Çeşitli nedenlerle sakatlanarak çalışma gücünü yitirenlere verilen para. Sakatlık ödencesi.

Disability discount : Engellilik indirimi. Çalışma gücünü belli oranlarda kaybetmiş emekçilere sakatlık derecelerine göre uygulanan bir tür vergi indirimi.

Disability glare : Fizyolojik göz kamaşması. Bozucu kamaşma. Hoş olmayan bir duyulanma doğurması zorunlu olmayan ama görüşü bozan göz kamaşması. bk. göz kamaşması, ruhbilimsel göz kamaşması.

 

Disability insurance : Sakatlık sigortası. Yaşlılık sigortası.

Disabilities : Güçsüzlük. Sakınca. Maluliyet. Ehliyetsizlik. Sakatlık. Zaaf. Mahzur. Yetersizlik.

Learning disabilities : Normal veya ortalama zeka üstü insanları etkileyen öğrenme veya okuma güçlüğü ile tanımlanan rahatsızlık (disleksi gibi). Öğrenme özürleri. Öğrenme yetersizliği. Öğrenme güçlükleri.

Disability pension : Maluliyet maaşı. Maluliyet emekli maaşı. Sakatlık maaşı.

Learning disability : Öğrenme özrü. Öğrenme güçlüğü. Normal veya ortalama zeka üstü insanları etkileyen öğrenme veya okuma güçlüğü ile tanımlanan rahatsızlık (disleksi gibi).

Legal disability : Hukuki ehliyetsizlik. Yasal hakları kullanma ehliyetsizliği. Yasal hakları kullanmaktan yoksunluk.

İngilizce Disability Türkçe anlamı, Disability eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disability ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accident : Tesadüf. Umulmayan durum. Bir nesnenin ikincil ve öze ilişkin olmayan özelliği. Rastlantı. Raslantı. Araz. İş kazası. Kaza. Arıza. İlinek.

Unskilfulness : Beceriksiz olma durumu. Kabiliyetsizlik. Beceriksizlik. Becerikli olmama durumu. Acemilik.

Objections : Karşı gelme. İtiraz nedeni. İtiraz.

Deformation : Deformasyon. Bozunum. Normal biçimin veya yapının bozulması. Biçim bozukluğu. Biçim bozulması. Yamulma. Bozulma, normal biçimini ve yapısını kaybetme, deformasyon. Bozulma. Biçimsizleştirme. Şekil değiştirme.

Debilities : Debilite. Takatsizlik. Dermansızlık. Halsizlik. Bitkinlik. Zayıflık. Zafiyet.

Prolapse : İnme. Kaymak. Prolapsus. Bir organın yapısal yetersizlik veya bağlarının gevşemesi nedeniyle bulunduğu yerden ayılarak aşağıya sarkması, çıkması veya düşmesi. Düşme. Sarkma. Düşmek. Yerinden oynamak. Prolaps.

Interdiction : Engelleme. Hacir. Kısıtlama. Bağlantısını kesme. Yasaklama. Yasak. Mani olmak. Hacir altına alma.

Bandy legs : Çarpık bacak.

Impotences : Adem-i iktidar. Zayıflık. İmpotens. İktidarsızlık. Cinsel iktidarsızlık. Ademi iktidar. Empotens. Etkisizlik. Acizlik.

Enfeeblement : Zayıflatma veya güçsüzleştirme eylemi. Zayıflık. Zayıflatılma. Dermansız bırakma. Mecalsiz bırakma. Kuvvetsizlik. Zayıflatma. Zayıf düşürme.

Disability synonyms : bandyleg, bandy leg, hearing disorder, visual disorder, tibia vara, genu varum, dysomia, hypesthesia, hypoesthesia, vision defect, visual impairment, bow leg, anorgasmia, disability of walking, pigeon toes, knock knee, tibia valga, flaw, bow legs, penury, amputation, failing, interdictions, foibles, penuries, deformations, goneness, defects, exility, bowleg, incapableness, inadequateness, blind side.

Disability zıt anlamlı kelimeler, Disability kelime anlamı

Fitness : Formda olma. Form. Fitnes. Bedenen formda olma. Yetenek. Uygunluk. Sağlık. Zindelik. Uygun olma. Formdalık.

Disability ingilizce tanımı, definition of Disability

Disability kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : State of being disabled. Deprivation or want of ability. Absence of competent physical, intellectual, or moral power, means, fitness, and the like.