Disfigurer türkçesi Disfigurer nedir

  • Şekli bozan.
  • Güzelliği bozan kişi.
  • Güzelliğini yok eden.
  • Biçimsizleştiren.
  • Çirkinleştiren.

Disfigurer ingilizcede ne demek, Disfigurer nerede nasıl kullanılır?

Disfigure : Biçimsizleştirmek. Çirkinlik. Biçimini bozmak. Güzelliğini bozmak. Şeklini bozmak. Şekilsizlik. Çirkinleştirmek.

Disfigured : Biçimi bozulan. Biçimsizleştirilmiş. Şekli bozulmuş. Biçimi bozulmuş. Çirkinleştirilmiş.

Disfigurement : Şekilsizlik. Çirkinlik. Bozulma. Çirkinleştirme.

Disfigurements : Bozulma. Şekilsizlik. Çirkinleştirme. Çirkinlik.

Disfigures : Güzelliğini bozmak. Biçimini bozmak. Biçimsizleştirmek. Şekilsizlik. Şeklini bozmak. Çirkinlik. Çirkinleştirmek.

Disfiguringly : Şeklini bozarak. Güzelliğini bozacak şekilde. Çirkinleştirerek. Biçimsizleştirerek. Güzelliğini yok ederek.

Disfiguring : Çirkinleştirme. Çirkinleştirmek. Biçimini bozmak.

Disfiguration : Çirkinleşme. Bozulma.

İngilizce Disfigurer Türkçe anlamı, Disfigurer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disfigurer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mar : Sakatlamak. Kusur. Bozmak. Tadını kaçırmak. Lekelemek. İhlal etmek. Şekil bozukluğu. Bozukluk. Mahvetmek.

Scar : Yalçın kaya. Yara yeri iyileştikten sonra kalan bağ dokusu, kabuk tabakası, nedbe, skatriks, skar. Yara veya benzeri patolojik bir değişimin iyileşmesini takiben doku üzerinde bıraktığı, bağ dokusundan ibaret iz, nedbe, sikatriks, skar, eskar. Skar. Sıyırmak. Çizik. Yara izi. Nedbe. Çizmek.

 

Deformer : Deforme eden.

Pit : Koltuğun bazı sinemalarda uğradığı ikinci bölünme. Çukurlar açmak (bir yerde). Sekonder hücre duvarında derinlikleri, genişlikleri ve yapıları bakımından farklılaşmaları değişiklik gösteren küçük yuvarlak ya da oval şekilli çukurlar. Çekirdeğini çıkarmak. Lüks koltuk. Çekirdek. Geçit. Orkestra yeri. Müzikli tiyatro gösterileri düzenleyen tiyatrolarda sahne ile seyirci arasında bulunan ve orkestrayı alabilen çukur. Çopurlaştırmak (hastalık birinin yüzünü).

Impair : Bozmak. Harap etmek. Zayıflatmak. Olumsuz anlamda etkilemek. Güçsüz bırakmak. Savunmasız bırakmak. Zarar vermek. Azaltmak. Eksiltmek.

Pock : Çiçek hastalığının kabarcığı. Çiçek hastalığında görülen kabarcık. Çiçek bozuğu. Örtülü pürtük. Kabarcık izi. Kabarcık. Püstül.

Ugly : Kötü. Nahoş. Pis. Aybacar. Bet. Fırtınalı. Ters. Suratsız. Biçimsiz. Tatsız.

Blemish : Güzelliğini bozmak. Damga. Bozmak. Özür. Hata. Şaibe. Çirkinleştirmek. Lekelemek. Leke. Karalamak.

Spoil : Çürümek. Bozmak. Mahvetmek. Heba etmek. Çalınmış mal. Kazanç. Şımartmak. Avanta. Memuriyet (seçim kazanılınca). Haklamak.

Mangle : Mengeneden geçirmek. Mengene. Korkunç bir şekilde yaralamak. Çamaşır sıkma makinesi. Silindirden geçirmek. Yırtmak. Parçalamak. Ezmek. Cendere. Bozmak.

Disfigurer synonyms : deformers, deflower, mark, deface, maul, vitiate.

Disfigurer zıt anlamlı kelimeler, Disfigurer kelime anlamı

Beautiful : Gül gibi. Ahım şahım. Biçimli. Ahu gibi. Tatlı. Dilber. Çok iyi. Hoş. Harika. Zarif.

Disfigurer ingilizce tanımı, definition of Disfigurer

Disfigurer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who disfigures.