Disparagements türkçesi Disparagements nedir

Disparagements ingilizcede ne demek, Disparagements nerede nasıl kullanılır?

No disparagement intended : Küçümseme amacı ile değil.

No disparagement : Küçümseme amacı ile değil.

Disparagement : Kötüleme. Küçümseme. İtibardan düşürme. Aleyhinde konuşma. Küçük düşürme. Aşağılama. Yerme.

İngilizce Disparagements Türkçe anlamı, Disparagements eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disparagements ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Detractions : Uzaklaştırma. Eksiltme. Çekiştirme. Azaltma.

Abasements : Alçaltma. Alçalma. Kibrini kırma. Zillet. Küçülme. Aşağılanma. Gururunu kırma.

Obloquies : Rezalet. Kınama. Hakaret. İftira. Yüz karası. Zemmetme.

Satires : Satir. Yergi. Taşlama. Hiciv.

Obloquy : Azarlama. Kınama. Gözden düşme. Zemmetme. Yüz karası. İftira. Rezalet. Hakaret.

Derisiveness : Dalgacılık. Gülünçlük. Komiklik. Alaycılık. Önemsizlik.

Satire : Satir. Yergi. Taşlamaya, yergiye yönelen ve insanlarla çevrelerinin kusurlu yönlerini ele alan kısa güldürü. Hiciv. Taşlama.

Defamations : Karacılık. Kara çalma. Lekeleme. Hakaret. İftira atma. Bühtan. Tahkir. İftira. Karalama.

 

Disdaining : Hafife almak. Hor görmek. Reddetmek. Tepeden bakmak. Aşağılamak. Küçümsemek. Tenezzül etmemek. Horgörmek. Küçük görmek.

Humiliation : Küçük düşme. Alçalma. Bozum. Rezil etme. Kibrini kırma. Utandırma.

Disparagements synonyms : petty criticism, derogation, kick in the ass, patronage, detraction, demeaning, sour grapes, hatchet job, contemptibility, disapproval, burlesque, disdain, burlesquing, detracted, abasement, despisement, exinanition, aspersion, derisions, disdainfulness, burlesques, decrials, debasedness, belittlement, cavalierness, disrespect, disdains, defamation, despising, disparagement, burlesqued, depreciation, denigration.

Disparagements zıt anlamlı kelimeler, Disparagements kelime anlamı

Approval : Resmi izin. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması. Onama. Onay. Uygun bulma. Onaylama. Tasvip.