Dissipater türkçesi Dissipater nedir
Dissipater ingilizcede ne demek, Dissipater nerede nasıl kullanılır?
Dissipaters : Savurganca eğlenceye düşkün kimse. Savurgan kimse. Ayartıcı. Müsrif kimse. İsrafça harcama yapan kimse.
Dissipate : Har vurup harman savurmak. Yaymak. Dağılmak. Çarçur etmek. Boşa harcamak. Yok olmak. Aptalca harcamak. Harcanmak. Yok etmek. Gidermek.
Dissipated : Dağılmış. Ayyaş. Çarçur edilmiş. Maceracı. Sefih. Hovarda. Sefahat düşkünü. Dağıtılmış. Harcanmış. İsraf edilmiş.
Dissipates : Yaymak. Dağılmak. Dağıtmak. Yok etmek. Çarçur etmek. Har vurup harman savurmak. Harcanmak. Gidermek. Boşa harcamak. Yok olmak.
Dissipating : Gidermek. Boşa harcamak. Yok etmek. Çarçur etmek. Yaymak. Dağıtmak.
Dissipative component : Yitirgen bileşen.
Dissipative force : Mekanik enerjiyi ısı enerjisine dönüştüren kuvvet. Devimsel erkeyi ısıl erkeye çeviren, devinim engelleyici kuvvet. Kaybedici kuvvet. Yitirgen kuvvet.
Dissipation of energy : Enerji kaybı. Enerji yitimi. Enerji hebası. Erke yitimi. Enerjinin pek bilinmeyen başka bir enerji türüne dönüşmesi. Enerji israfı. Enerji harcanması. Enerjinin boşa gitmesi. Erkenin yararlanılamaz biçimlere dönüşümü.
Dissipative : Dağıtıcı.
Dissipation : Dağıtma. Yayma. Dağılma. Yayılma.
İngilizce Dissipater Türkçe anlamı, Dissipater eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dissipater ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Perverting : Baştan çıkarmak. Bozmak. Çarpıtmak. Ayartmak.
Disband : Dağılmak. Dağıtmak. (bir grubu) tasfiye etmek. Lağvetmek. (grup) dağılmak. Terhis etmek. Feshetmek. Ayırmak.
Prodigals : Tutumsuz. Bol. Savurgan. Sefih. Çok. Müsrif. Çok bol. Hovarda. Mirasyedi.
Aerosolise : Aerosol olarak saçmak veya boşaltmak. Aerosolleştirmek. Aerosol şekilnde sıkıştırmak veya içermek (ayrıca aerosolize). Aeroselleştirmek. Bir şeyi serpintiye dönüştürmek.
Corrupting : Bozma.
Fritterers : Boşa harcayan kimse. Para veya zaman harcayan kimse.
Lavisher : Savurgan. Yardımsever kimse. Eli açık kimse. Hayırsever. Cömert kimse. Yardımsever. Müsrif.
Seducer : İğfal eden adam. İğfal eden. Gönül çelen. Gönül acısı. Baştan çıkaran. Baştan çıkaran kimse. Ayartan.
Seducers : Baştan çıkaran. İğfal eden. Gönül çelen. İğfal eden adam. Ayartan. Baştan çıkaran kimse.
Split : Ayrılmış. Yarılmak. Defolup gitmek. Kopmak. Yarık. Bölünme. Hisse. Yarmak. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yırtılmak.
Dissipater synonyms : volley, wastrel, scatter, debaucher, prodigal, squanderer, fritterer, wasters, tempter, enticing, spread out, dispel, waster, tempting, part, lavishers, beguiling, separate, break up, break, wastrels, seductive, dissipaters, disperse, aerosolize, divide.
Dissipater zıt anlamlı kelimeler, Dissipater kelime anlamı
Moral : Törel. İçgüdü. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mutlak olarak iyi olduğu düşünülen veya belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü. bir kimsenin iyi niteliklerini veya kişiliğini ifade eden tutum ve davranışlar bütünü, mizaç. Alınacak ders. Prensip sahibi. Ders. Düstur. Cesurluk, inançlılık ve kişisel bütünlük gibi niteliklerin kazandırdığı ruhsal güç. 2-göz korkutucu tehlikeler karşısında kümece geliştirilen birliktelik duygusu. Kıssadan hisse.
Dissipater antonyms : nonindulgent.

Bu kısımda Dissipater kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dissipater ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dissipater anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dissipater ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.