Dissocial türkçesi Dissocial nedir

Dissocial ingilizcede ne demek, Dissocial nerede nasıl kullanılır?

Dissociable : Birbirinden ayrılabilir. Bölünebilir. Birbirine uymayan.

Dissociate : Ayırmak. Çözüşmek. Ayrı tutmak. Çözünmeye uğramak. Ayrıştırmak. Birbirinden ayrılmak. Ayrışmak. Ayrı olarak düşünmek.

Dissociate oneself from : Uzak durmak. -den ayrılmak. İlgisini kesmek.

Dissociated : Birbirinden ayrılmak. Ayrışmak. Ayrı olarak düşünmek. Ayrışık. Çözüşük. Ayırmak. Ayrıştırmak. Ayrışmış.

Dissociated ammonia : Çözüşük amonyak.

Dissociation constant : Çözüşüm katsayısı. Disosiasyon sabitesi. Çözünürlük sabitesi. İyonlaşma sabitesi. Bir bileşiğin proton kaybetme eğilimini gösteren bir sabite. Ayrışım değişmezi. Disosiyasyon sabitesi. Ayrışma sabiti. Bozunma sabitesi.

Dissociates : Ayırmak. Ayrı olarak düşünmek. Çözünmeye uğramak. Birbirinden ayrılmak. Ayrışmak. Çözüşmek. Ayrıştırmak. Ayrı tutmak.

Dissociative agents : Disosiyatif ajanlar. Dissosiyatif anestezi oluşturan ilaçlar.

Dissociation rate : Ayrışım hızı. Çözüşüm hızı. Disosasyon hızı.

Dissociative anaesthesia : Disosiyatif anestezi. Limbik ve retiküler sistem etkilenmeden corticothalamic sistemin baskılandığı ve hastanın çevreden kopmasıyla belirginleşen, kopma veya kataleptoit nitelikte oluşan anestezi şekli.

 

İngilizce Dissocial Türkçe anlamı, Dissocial eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dissocial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inconversable : İçine kapanık. Sıkılgan. Utangaç. Mahcup. Söylemeyen. İletişim kurmayan. İfade etmeyen.

Separate : Genellikle süreli yayınlardaki yazıların ya da birden çok yazarı olan kitapların her bir yazara ait bölümünün yapıttan ayrı olarak basımı. Yollarını ayırmak. Ayrıştırmak. Tecrit etmek. Ayrı yaşamak. Dağılmak. Ayrı. Müstakil. Tek başına olan. Kopmak.

Break : Kaçmak. Yarmak. Açmak. Teneffüs. Bozulmak. Kopmak. Ağarmak. Dalmak. Patlamak. İflas etmek.

Disunite : Ara bozmak. Ayrılmak. Aralarını açmak. Ayırmak. Aralarını bozmak. Bozuşmak.

Unsocial : Sosyal olmayan. İnsanlardan uzak duran. Merdümgiriz. Girgin olmayan. Sokulgan olmayan. Topluma karşı. Toplumsal ilişkileri engelleyen.

Bashful : Sıkılgan. Mahcup. Utangaç.

Demurest : Vakur. Uslu. Ağırbaşlı. Ciddi. Mütevazı. Sözde mahcup. Ölçülü.

Antisocial person : Anti-sosyal insan.

Disjoint : Sökmek. Ek yerlerinden ayırmak. Ayrışık. Eklem yerinden ayırmak. Dağıtmak. Parçalamak. Yerinden çıkarmak. Parçalarına ayırmak. Ayırmak. Birleştiği yerden ayırmak.

Fainthearted : Ödlek. Ürkek. Cesaretsiz. Pısırık. Korkak. Yüreksiz.

Dissocial synonyms : disassociate, backward, break up, divorce, farouche, coyer, faint, demure, coyest, demurer, distrustful of oneself, divisible, asocial, split, part, diffident, diffidently, severable, embarrassed, split up, antisocial, coy, separable.

 

Dissocial zıt anlamlı kelimeler, Dissocial kelime anlamı

Indivisible : Bölünmez. Bölünemeyen. Kesirsiz. İndivizibl. Bölünemez sayı. Taksimi gayrı kabil. Parçalanamaz. Bölünemez. Bölünmeyen.

Associate : Ortak etmek. Şirket sermayesine katılan kişi. Yakıştırmak. Düşünmek. Birliktelik kurmak. İş arkadaşı. Birleşmek. İlişkilendirmek. Ortak çalışma arkadaşı. Ortak olmak.

Dissocial ingilizce tanımı, definition of Dissocial

Dissocial kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Unfriendly to society. As, dissocial feelings. Selfish. Contracted.