Distributee türkçesi Distributee nedir

Distributee ingilizcede ne demek, Distributee nerede nasıl kullanılır?

Distribute among : Arasında dağıtmak. Aralarında dağıtmak. Dağıtmak.

Distribute : Yaymak. Vermek. Pay etmek. Gruplara ayırmak. Sınıflandırmak. Düzenlemek. Saçmak. Dağıtımını yapmak. Sürmek (boya). Paylaştırmak.

Distributed : Ayrılmış. Dağılmış. Yayılmış. Dağıtılmış. Dağıtılan. Dağıtık. Yayık. Dağıtımlı. Bölünmüş.

Distributed align : Seçime yay.

Distributed amplifier : Dağıtılmış yükselteç. Dağıtık yükselteç. Zincirleme amplifikatör.

Distributed circuit : Dağıtılmış öğeli devre. Dağıtık devre. Dağıtık öğeli devre.

Distributed architecture : Dağıtık mimarı. Dağıtık mimari.

Distributed data processing : Dağıtık veri işleme. Dağıtılmış bilgi işlem. Dağınık bilgi işlem. Dağıtımlı bilgi işlem. Dağıtılmış veri işleme. Dağıtımlı veri işleme. Dağıtımlı bilgi işleme. Parçaları çeşitli yerlere yerleştirilmiş bilgisayar sistemi.

Distributed capacitance : Bölünmüş kapasite. Dağılmış kapasite.

Distributed data base : Dağınık veri tabanı. Dağıtımlı veri tabanı.

İngilizce Distributee Türkçe anlamı, Distributee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Distributee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Apply : Uygun düşmek. Kendini vermek. Etkili olmak. Kullanmak. Aletleri kullanmak. İlgili olmak. İlgisi olmak. Müracaat etmek. Yaymak. Uygulamaya koymak.

Inheritor : Kalıtçı. Varis.

Portion : Bir tabak yemek. Bölüştürmek. Porsiyonlamak. Miktar. Ayırmak. Bölmek. Hisselere ayırmak. Cüz. Çeyiz vermek. Bölüm.

Shell out : Sökülmek (para). Ödemek. (para) sökülmek. Parayı bayılmak. Toslamak. Uçlanmak. Parayı sökülmek. Paraları sökülmek. Hesabı çekmek.

Dish out : Dağıtmak. Asist yapmak. Vermek. Yalan atmak. Yemekleri dağıtmak. Tabağa koymak. Yutturmak. Dağıtmak (yemek vb). Cezalandırmak. Servis yapmak.

Devisees : Vasiyetten yararlanan kimse. Vasiyet edilen kimse. Kendisine mirasla taşınmaz bırakılan. Lehine gayrimenkul vasiyet edilen. Varis. Musaleh.

Assign : Bir işe koymak. Ayırmak. Vermek. Havale etmek. Tahsis etmek. Devretmek. Göreve seçmek. Belirlemek. Görev vermek.

Deal : İş. Uğraşmak. İlgilenmek. Oyun kağıdı dağıtmak. Alışveriş etmek. Kağıt dağıtmak. Patlatmak. Oyun kağıtlarını dağıtma. Vurmak. Davranmak.

Acceptors : Akseptör. Kabul eden.

Dole out : Cimrice dağıtmak. Dağıtmak. İdareli dağıtmak. İane olarak dağıtmak. Sadaka vermek. Azar azar dağıtmak.

Distributee synonyms : reallot, acceptant, lot, accepter, heritor, heritors, consignee, addressees, deal out, adressee, administer, heir, client, heiring, accepters, buyer, obtainers, devisee, parcel out, transfer, mete out, obtainer, heirs, cinema camera, allot, coheir, addressee, inheritors, camera, give, reticulate, supply, acceptor.

Distributee zıt anlamlı kelimeler, Distributee kelime anlamı

Take : Tutulan balık miktarı. Alınan taş. Ele almak. Götürmek. Tepki. (fotoğraf) çekmek. Kavramak. Kabul etme (vücut). Etkili olmak. Avalanan hayvan miktarı.

Recall : Hatırlama. Geri çağırma. Görevden alma. Geri almak. Yeniden aramak. Anma. Azil. Uyandırmak (duygu). Geri çekmek. Çağrıştırmak.