Distributed türkçesi Distributed nedir

  • Dağıtılan.
  • Dağınık.
  • Dağıtılmış.
  • Bölünmüş.
  • Dağıtık.
  • Ayrılmış.
  • Yayık.
  • Dağılmış.
  • Kısımlanmış.
  • Yayılmış.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Dağıtımlı.

Distributed ile ilgili cümleler

English: New blankets were distributed to the poor.
Turkish: Yeni battaniyeler yoksullara dağıtıldı.

English: The money should be distributed to those in need.
Turkish: Para ihtiyacı olanlara dağıtılmalı.

English: I dream of a society whose wealth is distributed fairly.
Turkish: Servetin adil bir biçimde dağıldığı bir toplum hayal ediyorum.

English: The document was distributed to all department heads.
Turkish: Belge tüm bölüm başkanlarına dağıtıldı.

English: He distributed his land among his sons.
Turkish: O, arazisini oğulları arasında dağıttı.

Distributed ingilizcede ne demek, Distributed nerede nasıl kullanılır?

Distributed align : Seçime yay.

Distributed amplifier : Zincirleme amplifikatör. Dağıtık yükselteç. Dağıtılmış yükselteç.

Distributed application : Dağıtık uygulama. Dağıtılmış uygulama.

Distributed architecture : Dağıtık mimari. Dağıtık mimarı.

Distributed automation edition : Dağıtılmış otomasyon baskısı.

Distributed circuit : Dağıtılmış öğeli devre. Dağıtık devre. Dağıtık öğeli devre.

 

Distributed computing environment : Dce (bilgisayar). Dağıtılmış işlem ortamı. Değişik türlerden birbirine bağlı bilgisayarların ağın başka bir yerinde bulunan veri ve uygulamaların paylaşılmasına izin veren teknoloji ve yazılım çifti.

Distributed constant : Dağılmış sabit.

Distributed inductance : Dağıtılmış indüktans. Bölünmüş indüktans.

Distributed database : Dağıtılmış veri tabanı. Dağıtılmış veritabanı. Dağıtık veritabanı. Dağıtık veri tabanı.

İngilizce Distributed Türkçe anlamı, Distributed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Distributed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tub : Varil. Dekovil. Tekne. Leğen. Banyo küveti. Küvet. Fıçı. Kürek çekmek. Fıçıya dikmek (bitki).

Churn : Tereyağı yapmak. Sağılan sütün toplandığı büyük kap. Yayıkta tereyağı yapmak. Köpürmek. Çalkalanmak. (sıvı) köpürtmek. Yayıkta çalkalamak. Köpürtmek. Çalkalamak.

Emitted : Yaymak. Yayımlanmış. Belirtmek. İfade etmek. Çıkarılmış. Çıkarmak. İfade edilmiş. Fışkırtılmış. Yayınlamak.

Accent bar : Vurgu çubuğu.

Propagated : Çoğaltmak. Üretmek. Yavrulamak. Yaymak. Üremek. Bulaştırmak. Propaganda yapmak.

Cuffy : Hırpani. Düzensiz. Paçoz.

Pervasive : Yaygın. Nüfuz eden. Her tarafa yayılan. Her zaman hissedilen. Nüfuz ve istila eden. Her yeri kaplayan. Sinen.

Untidier : Düzensiz. Kılıksız. Pasaklı. Savruk. Derbeder.

Outspreading : Serilmiş.

Acception : Benimseme. Kabul. Onaylama. Kabul edilmiş anlam.

Distributed synonyms : parceled out, meted out, dealt out, divided up, doled out, dishevelled, access key, disintegrated, abstracted, fissured, appropriated, bestrewn, anastigmatic, desultory, encyclical, fanned, forky, dissolved, dismantled, diffuse, diffused, straggly, far flung, partite, clarty, accelerator key, effuse, disconnected, unfocussed, untidiest, shared out, broken, disseminated.

 

Distributed zıt anlamlı kelimeler, Distributed kelime anlamı

Concentrated : Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Yoğuşuk. Çok güçlü. Yoğun. Dikkatini vermiş. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Konsantre olmuş. Yoğunlaşan. Derişik.

Collective : Topluluk adı. Toplu. Ortak girişim. Ortaklaşma. Ortak. Kolektif. Müşterek. Kolektif şirket. Ortaklaşa. Genel.