Emitted türkçesi Emitted nedir

  • Atılmış.
  • Yayılmış.
  • Yayımlanmış.
  • İhraç edilmiş.
  • Fışkırtılmış.
  • İfade edilmiş.
  • Belirtmek.
  • Yaymak.
  • Çıkarmak.
  • Çıkarılmış.
  • Neşredilmiş.
  • İfade etmek.
  • Dışarı verilmiş.
  • Yayınlamak.
  • Söylenmiş (fikir, düşünce).

Emitted ingilizcede ne demek, Emitted nerede nasıl kullanılır?

Demitted : İstifa etmek.

Remitted : Bağışlamak. Affetmek. Yatıştırmak. Hafifletmek. Para göndermek. Günah çıkarmak. Kolaylaştırmak. Göndermek. Vazgeçmek. İptal etmek.

Emitter : Alfa, beta, gama ışınımı, dönüşüm elektronu, x ışını ya da nötron yayınlayan radyonüklid. Yayınlayıcı. Emitör (yayıcı). Yayıcı. Emitör. Salgaç. Fışkırtan şey. Salan. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Transistorun yük taşıyıcılar salan üşeği.

Emitter electrode : Yayıcı elektrot.

Emitter follower : Emetör sürücü.

Alpha emitter : Parçalanmaya uğrayarak alfa ışını yayınlayan radyonüklid. Alfa yayınlayıcısı.

Emitters : Emitör. Fışkırtan şey. Çıkarıcı.

Common emitter connection : Ortak emitörlü bağlantı.

Common emitter circuit : Ortak emitörlü devre.

Emitter junction : Yayıcı kavşağı. Yayıcı bağlantısı.

İngilizce Emitted Türkçe anlamı, Emitted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emitted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Struck : Hemorajik enterotoksemi. Struk. Kanamalı enterotoksemi. Grevde. Vurmak. Çarpma hastalığı.

Circulated : Deveran etmek. Tedavül ettirmek. Devretmek. Tedavül etmek. Yayılmak. Dolaşmak. Dolaştırmak.

Rocked : Şaşkına dönmüş. Sarsık. Sallanmış (tekne). Çalkalanmış. Sarsılmış. Fırlatılmış. Sallanmış.

Couch : Kanepe. Yatmak. Divan. Çömelmek. Kataraktı tedavi etmek. Söylemek. Nakışlamak. Sedir. Kanape.

Pervasive : Yaygın. Her zaman hissedilen. Nüfuz ve istila eden. Sinen. Her tarafa yayılan. Her yeri kaplayan. Nüfuz eden.

Denominates : Adlandırmak. Ayırmak. Ad vermek. Demek. Göstermek. İsimlendirmek. İsim vermek. İsim koymak.

Air : Yayın. Tenek. Hava. Kurutmak. Bir opera yapıtında ya da oratoryoda ezgi. Genel durum. Arya. Nağme. Eda. Hafif rüzgar.

Abstract : Bilgi erişimde, bir belgenin konusunu ya da soyunu belirtmek üzere, genellikle belgeleme konusunda uzmanlaşmış bir kişinin, standart olarak önerilen terimleri yeğ tutarak ürettiği, 200-250 sözcük boyunu aşmayan bir tür özet. Soyut resim. Damıtmak (biyoloji terimi). Özet çıkarmak. Çekmek. Soyut. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Soyutlama yapmak. Heykel.

Deliver oneself : Açıklamak.

Discharged : Boşalmış. Taburcu. Taburcu edilmiş. Terhis edilmiş. Serbest bırakılmış. Taburcu olmuş. Boşaltılmış. Azledilmiş. Boşaltılan.

Emitted synonyms : bring out, featuring, acerbate, ostracised, sprinkled, connoting, give forth, unfixed, secreted, distributed, amounting, left off, bared, effuse, breathe, feature, heralded, defines, conveyed, resent, emit, ejaculated, emanated, convey, broadcasts, defining, castaway, connote, call forth, ostracized, connotes, cast off, outspreads.

 

Emitted zıt anlamlı kelimeler, Emitted kelime anlamı

Unaffected : İçten. Etkilenmemiş. Tabii. Etkisiz. Bozulmamış. Yapmacıksız. Değişmemiş. Doğal.

Untangled : Çözmek. Düğümü çözmek. Açmak (karışık bir şeyi). Halletmek. Karışık bir durumdan kurtarmak. Karışık bir şeyi açmak. Açmak.