Deliver oneself türkçesi Deliver oneself nedir

Deliver oneself ingilizcede ne demek, Deliver oneself nerede nasıl kullanılır?

Deliver : Atmak. Dağıtmak (gazete, mektup vb'ni). Kurtarmak. Yapmak (konuşma). Söylemek. Yapıştırmak. Devretmek. Doğurtmak. Teslim etmek. Serbest bırakmak.

Oneself : Kendi kendine. Kendini. Kendi kendini. Kendi. Kendine. Bizzat. Kendisi.

Deliver oneself of : Belirtmek. Konuşma haline dökmek. Açıklamak.

Deliver a child : Doğurtmak. Doğum yapmak. Çocuk doğurtmak. Doğumda yardımcı olmak. Çocuk doğurmak. Doğum yaptırmak. Çocuk dünyaya getirmek.

Deliver a judgment : Hüküm vermek. Karar vermek.

Deliver a lecture : Ders vermek. Konferans vermek. Ders anlatmak. Konu anlatmak.

İngilizce Deliver oneself Türkçe anlamı, Deliver oneself eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deliver oneself ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asserts : İleri sürmek (emin bir şekilde). İleri sürmek. Savlamak. Hakkını savunmak. Demek. İddia etmek. Teyit etmek. Öne sürmek. Söylemek.

Defining : Tanımlayan. Tamlayan. Tarif etmek. Açıklayan. Tanımlama. Belirlemek. Tanımlamak.

Attest : Kanıtı olmak. Birine mahkemede doğruyu söylenmesi için yemin ettirmek. İspat etmek. Bildirmek. Tasdiklemek. Yemin ettirmek. Delalet etmek. İddia etmek. Onaylamak.

 

Cleared : Temizlemek. Aklamak. Tahliye etmek. Kurtarmak. Aydınlatmak. Ormanda alan açmak. Ödemek. İlişkisiz. Gümrükten çekmek.

Denominate : İsim vermek. Adlandırmak. Demek. Ad vermek. Göstermek. İsimlendirmek. İsim koymak. Ayırmak.

Denominates : Demek. Adlandırmak. Göstermek. Ayırmak. Ad vermek. İsimlendirmek. İsim vermek. İsim koymak.

Assert : Hakkını savunmak. Savlamak. İleri sürmek (emin bir şekilde). Üzerine basarak belirtmek. Sözlerle savunmak. Bildirmek. Hak iddia etmek. İddia etmek.

Clarifying : Arıtmak. Aydınlığa kavuşturmak. Berraklaşmak. Aydınlatma. Durultma. Durulmak. Arınmak. Aydınlatan. Berraklaştırmak.

Deliver oneself of : Konuşma haline dökmek.

Bring : Neden olmak. Doğurmak. Kandırmak. Razı etmek. Sebebiyet vermek. Ayıltmak. Vermek (ceza). İkna etmek. Getirmek.

Deliver oneself synonyms : denoted, account, couch, clarifies, denotes, embodies, define, clarified, clear up, attests, defines, clears, clearing up, denote, account for something, accounted, denoting, account for, clarify, brought out.