Deliver a judgment türkçesi Deliver a judgment nedir

  • Karar vermek.
  • Hüküm vermek.

Deliver a judgment ingilizcede ne demek, Deliver a judgment nerede nasıl kullanılır?

Deliver : Serbest bırakmak. Söylemek. Yapıştırmak. Doğurtmak. Teslim etmek. Atmak. Dağıtmak (gazete, mektup vb'ni). İletmek. Yapmak (konuşma). Doğurmak.

A : Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. Atom ağırlığı. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. (herhangi) bir. La (müzik terimi). Miktar belirtir. Argonun simgesi.

Judgment : Kanı. Görüş. Hüküm. Doğru ya da yanlış olabilen bir önesürüm. insanın kesin bilgi edinme olanağı bulunmayan bir durumda davranışını üzerine dayandırdığı bir kanı. yargılama yetkesi; yargılama işlemi sonunda yargıcın verdiği karar. Karar. Düşünce. Doğru düşünüp karar verme yetisi. Yargı. Yargılama.

Deliver a child : Çocuk dünyaya getirmek. Doğum yapmak. Doğum yaptırmak. Doğurtmak. Doğumda yardımcı olmak. Çocuk doğurmak. Çocuk doğurtmak.

Deliver a lecture : Ders anlatmak. Konu anlatmak. Ders vermek. Konferans vermek.

Deliver a message : Mesajı iletmek. Mesaj iletmek. Mesaj vermek. Mesaj göndermek.

Deliver a speech : Söylev vermek. Nutuk atmak. Nutuk çekmek. Sunum yapmak.

Deliver an ultimatum to : Ültimatom vermek.

Deliver an attack : Saldırıda bulunmak. Saldırmak. Saldırı yapmak.

 

Form a judgment : Fikir edinmek.

İngilizce Deliver a judgment Türkçe anlamı, Deliver a judgment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deliver a judgment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjudicated : Hakemlik etmek. Yargıcılık yapmak. Hükmüne varılmış. Karara bağlanmış. Karar verilmiş. İhale etmek. Hükmüne varmak. Hüküm verilmiş. Kararına varmak.

Adjudged : Vermek (ödül vb.). Hükmetmek. Mahkum etmek. Hükmüne varmak. Hüküm giydirmek. Kararına varmak.

Adjudicating : İhale etmek. Hükmüne varmak. Hakemlik etmek. Yargıcılık yapmak. Hüküm veren. Kararına varmak. Hüküm verme.

Bring in : Karakolda sorgulamaya çekmek. İşi vermek. İşe almak. İşe karıştırmak. Para getirmek. Vermek. Sunmak. Getirmek. Öne almak. Kazanç getirmek.

Adjudging : Hükmüne varmak. Hükmetmek. Hüküm giydirmek. Mahkum etmek. Vermek (ödül vb.). Kararına varmak.

Condemning : Ayıplamak. Kamulaştırmak. Ayıplayan. Mahkum etmek. Kınamak. Suçlamak. Ayıplama. El koymak. Kınama.

Adopt a decision : Seçim yapmak. Karar almak. Karara varmak.

Condemns : El koymak. Çarptırmak. Suçlamak. Mahkum etmek. Ayıplamak. Kınamak. İstimlak etmek. Kamulaştırmak.

Decree : Hüküm. Karara bağlamak. Karar. İrade. Kararname. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Bakanlar kurulunca alınan yetkileme belgesi. Yargılamak. Yargı.

Condemn : Çarptırmak. Mahkum etmek. Kullanıma uygunsuz bulmak. Kamulaştırmak. Mahkã»m etmek. Suçlamak. Kınamak. Ayıplamak. El koymak.

Deliver a judgment synonyms : adjudicate, choose, adjudicates, awards, decide on, decide upon, decide, adopting a resolution, adjudicatio, adjudge, adjudges, decreeing, award, awarded, decides.