Deliver a lecture türkçesi Deliver a lecture nedir

  • Ders anlatmak.
  • Konu anlatmak.
  • Konferans vermek.
  • Ders vermek.

Deliver a lecture ingilizcede ne demek, Deliver a lecture nerede nasıl kullanılır?

Deliver : Teslim etmek. Söylemek. Doğurtmak. Dağıtmak. Vermek. Doğurmak. Yapmak (konuşma). İletmek. Ortaya koymak. Atmak.

A : Miktar belirtir. Herhangi bir. La (müzik terimi). Atom ağırlığı. Argonun simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. (herhangi) bir. En yüksek not.

Lecture : -e nutuk çekmek. Ders. Konferans vermek. Ders anlatmak. Uzun öğüt. Fırça çekmek. Anlatma. Öğütler vermek. Ders vermek. Paylamak.

Deliver a child : Çocuk dünyaya getirmek. Çocuk doğurmak. Doğurtmak. Doğumda yardımcı olmak. Doğum yaptırmak. Çocuk doğurtmak. Doğum yapmak.

Deliver a judgment : Hüküm vermek. Karar vermek.

Give a lecture : Ders anlatmak. Konferans vermek. Ders vermek. Konu anlatmak.

Deliver a message : Mesaj iletmek. Mesajı iletmek. Mesaj göndermek. Mesaj vermek.

Deliver a speech : Nutuk atmak. Söylev vermek. Sunum yapmak. Nutuk çekmek.

Gave a lecture : Ders anlattı. Konferans verdi. Aydınlatıcı konuşma yaptı. Azarladı.

Deliver an ultimatum to : Ültimatom vermek.

İngilizce Deliver a lecture Türkçe anlamı, Deliver a lecture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deliver a lecture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Lecturing : Uyarmak. Konu anlatımı. Azarlamak. Ders verme. Öğütler vermek.

Taught : Öğretmek. Öğrenmeye tabi tutulmuş. Öğretmenlik yapmak. Öğretilen. Göstermek. Okutmak. Eğitmek.

Rebuke : Fırça çekmek. Azarlamak. Sitem etmek. Çıkışmak. Fırça atmak. Azar. Azarlama. Döşenmek. Paylamak. Giydirmek.

Scolds : Darılmak. Haşlamak. Terslemek. Çıkışmak. Paylamak. Azarlamak. Zılgıt vermek. Çıkış yapmak.

Lectures : Öğütler vermek. Uyarmak. Konferanslar. Azarlamak.

Rebukes : Giydirmek. Fırça atmak. Çıkışmak. Döşenmek. Fırça çekmek. Paylamak. Azarlamak. Sitem etmek. Azar.

Rebuking : Fırça atmak. Sitem etmek. Paylamak. Giydirmek. Çıkışmak. Azar. Fırça çekmek. Azarlamak. Döşenmek.

Lectured : Uzun öğüt. -e nutuk çekmek. Fırça çekmek. Ders vermek (okul vb). Öğütler vermek. Ders. Azarlamak.

Deliver a lecture synonyms : give a lecture, give a good lesson, lecture, give a lesson, school, prelect, scold, teach.