Gave a lecture türkçesi Gave a lecture nedir

  • Azarladı.
  • Aydınlatıcı konuşma yaptı.
  • Ders anlattı.
  • Konferans verdi.

Gave a lecture ile ilgili cümleler

English: The scientist gave a lecture on the structure of the universe.
Turkish: Bilimci evrenin yapısı üzerine bir ders verdi.

English: The professor gave a lecture on the Middle East.
Turkish: Profesör, Orta Doğu üzerine bir ders verdi.

Gave a lecture ingilizcede ne demek, Gave a lecture nerede nasıl kullanılır?

Gave : Yapıvermek. Hediye etmek. Düzenlemek. Vermek. Esnemek. Ödemek. Uçlanmak. Gitmek.

A : En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Amperin simgesi. Atom ağırlığı. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir. En yüksek not. La (müzik terimi). Argonun simgesi.

Lecture : Fırça çekmek. Uyarmak. Konferans vermek. Ders vermek (okul vb). Uzun öğüt. Ders vermek. Anlatma. Öğütler vermek. Azarlamak.

Gave a bad name : Adını kötüye çıkardı. Kötülendi. Alçaldı.

Gave a call : Telefon etti. Aradı. Telefonla aradı. Telefon üzerinden aradı.

Gave a hand : Yardım etti. El uzattı. Yardımcı oldu. Destekledi.

Gave a reason : Bahane ileri sürdü. Sebep gösterdi. Sebep üretti.

Gave a performance : Gösteri sundu. Gösteri yaptı. Sahneye çıktı. Eğlence sağladı. Oynadı.

Gave an encore : İstek parça söyledi. Ekstradan şarkı seslendirdi.

Gave a receipt : Makbuz verdi. Ödeme karşılığı makbuz verdi.