Deliver a speech türkçesi Deliver a speech nedir

Deliver a speech ingilizcede ne demek, Deliver a speech nerede nasıl kullanılır?

Deliver : Serbest bırakmak. Dağıtmak. Doğurmak. Dağıtmak (gazete, mektup vb'ni). İletmek. Doğurtmak. Teslim etmek. Devretmek. Yapıştırmak. Ortaya koymak.

A : Argonun simgesi. La (müzik terimi). Belirli bir tür veya nitelikteki. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Bir. (herhangi) bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Herhangi bir. Atom ağırlığı. Miktar belirtir.

Speech : Konuşma. Düşünceyi sözle ifade etme işi. aynı dili konuşan bireyler arasında sözle anlaşma biçimi. Tekellüm. Konuşma yeteneği. Gramer, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Savunma. Söz söyleme. Demeç. Hitabe. İnsanın, dili kullanma yoluyla çevresindekileri iletişimde bulunması, onlara kendi düşünce ve duygularını bildirmesi.

Deliver a child : Çocuk doğurtmak. Doğumda yardımcı olmak. Çocuk dünyaya getirmek. Çocuk doğurmak. Doğurtmak. Doğum yapmak. Doğum yaptırmak.

Deliver a judgment : Hüküm vermek. Karar vermek.

Make a speech : Nutuk çekmek. Bir konuşma yapmak. Sunum yapmak.

Deliver an ultimatum to : Ültimatom vermek.

Give a speech : Bir konuşma yapmak. Konuşma yapmak. Söylev vermek.

Delivered a speech : Hitap etti. Konuşma yaptı.

 

Deliver a lecture : Konu anlatmak. Konferans vermek. Ders vermek. Ders anlatmak.

İngilizce Deliver a speech Türkçe anlamı, Deliver a speech eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deliver a speech ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Declaims : Yüksek sesle okumak. Bağırıp çağırmak. Yüksek sesle söylemek. Resmi bir şekilde söylemek. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Hararetle konuşmak. Heyecanlı konuşma yapmak. Yüksek sesle konuşmak.

Give a speech : Konuşma yapmak. Bir konuşma yapmak.

Discoursing : İşlemek. Muhavere. Mükaleme. Bahsetmek. Üzerinde durmak. Konuşmak. Karşılıklı konuşma.

Discoursed : Konuşmak. İşlemek. Bahsetmek. Söylemek. Ayrıntılı bir şekilde konuşmak. Üzerinde durmak. Söylev. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Söylem.

Harangues : Uzun ve tumturaklı konuşma. Sıkıcı konuşma. Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak. Dırdır. Nutuk vermek. Tirat söylemek. Konuşma yapmak.

Hold forth : Önermek. Teklif etmek. Yüksekten atmak. Uzun uzadıya konuşmak. Öne sürmek. Lafı iyice uzatmak. İleri sürmek.

Sermonize : Vaaz vermek. Nasihat etmek. Vaaz çekmek.

Sermonizes : Vaaz çekmek. Nasihat etmek. Vaaz vermek.

Declaiming : Heyecanlı konuşma yapmak. Hararetle konuşmak. Yüksek sesle söylemek. Bağırıp çağırmak. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Yüksek sesle okumak. Yüksek sesle konuşmak. Resmi bir şekilde söylemek.

Haranguing : Konuşma yapmak. Nutuk atma.

Deliver a speech synonyms : dissertate, harangued, declaimed, harangue, address, disserts, make a speech, orate, sermonise, dissert, discourses, discourse, declaim.